English-Turkish translations for haven:

sığınak · cennet · liman · barınak · other translations

haven sığınak

No, this place has always been a safe haven for you.

Hayır, burası her zaman için senin güvenli sığınağın oldu.

'Miller Park is no longer considered a safe haven.

Miller Parkı artık güvenli bir sığınak kabul edilmiyor.

A colony, a city, some sort of haven?

Bir topluluk, bir şehir, bir tür sığınak.

Click to see more example sentences
haven cennet

St. Martin's was a well-known safe haven for unwanted children.

St. Martin istenmeyen çocuklar için güvenli bir cennet olarak bilinir.

My home, a safe haven for all things fluffy.

Evim, tüm pofuduk şeyler için güvenli bir cennet.

It's a haven.

Bu bir cennet.

Click to see more example sentences
haven liman

Natural harbours may be safe havens for sailors, but for the migratory whales, they can be death traps.

Doğal limanlar denizciler için güvenli barınaklar olabilir. ama göçmen balinalar için, onlar birer ölüm tuzağı olabilir.

Ten dead and we haven't left dock.

On ölü ve daha limandan ayrılmadık bile.

A ship lies anchored in the Grey Havens.

Gri Limanlar'a demir atmış bir gemi var.

Click to see more example sentences
haven barınak

Natural harbours may be safe havens for sailors, but for the migratory whales, they can be death traps.

Doğal limanlar denizciler için güvenli barınaklar olabilir. ama göçmen balinalar için, onlar birer ölüm tuzağı olabilir.

For steady warmth and a haven safe and true

Biraz sıcaklık ve Güvenli bir barınak için