English-Turkish translations for haze:

sis · bulanıklık · other translations

haze sis

One swims in a mysterious blue haze like the mist on the mountains in Switzerland.

İnsan gizemli, mavi bir sis içinde yüzüyor İsviçre'de dağların tepelerindeki duman gibi.

A sulfuric acid haze blocked incoming sunlight and darkened the planet.

Bir sülfürik asit sisi, gelen Güneş ışığını engelleyip gezegeni karanlıklaştırdı.

A mystery that keeps you in a haze

Seni gizemli bir sis içinde tutan o gizem

Click to see more example sentences
haze bulanıklık

There is a strange haze behind Trevor.

Arkanda ilginç bir bulanıklık var Trevor.

What is that haze?

Bu bulanıklık da ne?