English-Turkish translations for headquarters:

merkez · karargah · genel merkez · merkez büro · garnizon · other translations

headquarters merkez

To help find her parents. A young man brought Alice Van Dam to police headquarters yesterday.

Ailesini bulmasına yardım etmek için dün genç bir adam Alice Van Dam'ı polis merkezine getirdi.

Dr. Lanning died this morning at USR headquarters.

Dr. Lanning bu sabah USR merkezinde öldü.

Headquarters sent me to explain, captain.

Açıklamam için beni merkez gönderdi.

Click to see more example sentences
headquarters karargah

All units, target the enemy headquarters!

Bütün birimler hedef düşmanın baş karargahı!

How can one guy infiltrate super robo mecha headquarters?

Nasıl bir adam süper robo mecha karargahına sızabilir?

Take him to police headquarters.

Onu polis karargahına götür.

Click to see more example sentences
headquarters genel merkez

Dude. You got a secret elevator to your underground headquarters.

Dostum, yeraltındaki genel merkezine gizli bir asansör var.

And the FBI headquarters.

Ve FBI genel merkezine.

Phicorp headquarters is in Los Angeles and we're in Venice.

Phicorp genel merkezi Los Angeles'da ve biz Venice'deyiz.

Click to see more example sentences
headquarters merkez büro

That report was sent to headquarters and disappeared.

O rapor merkez büroya gönderildi ve ortadan kayboldu.

Priority one message from headquarters!

Merkez bürodan öncelikli bir mesaj!

Welcome lo the Johnson Johnson Company's world headquarters.

Johnson Johnson Şirketi Merkez Bürosuna hoş geldiniz.

Click to see more example sentences
headquarters garnizon

Am now waiting for garrison's return or word from headquarters.

Şimdi garnizonun dönmesini ya da karargâhtan bir haber gelmesini bekliyorum.