English-Turkish translations for healthy:

sağlıksız, sağ, sağlıklı · sağlam · sağlık · yararlı · sıhhatli · önemli · büyük · other translations

healthy sağlıksız, sağ, sağlıklı

You quit working for just one night, and I will cook you a healthy, delicious dinner.

İşe çıkmak sadece bir gece için, ve sana sağlıklı bir aşçı olacak Lezzetli bir akşam yemeği.

This isn't healthy for the baby.

Bunlar bebek için sağlıklı değil.

She wasn't very healthy, but she had nothing serious.

Pek sağlıklı değildi ama ciddi bir sorunu yoktu.

Click to see more example sentences
healthy sağlam

You'll look really, really great healthy. But, I mean, you're a teacher.

Gerçekten ama gerçekten sağlam duruyorsun, ama sen bir öğretmensin yani.

Sounds like a super healthy relationship.

Kulağa süper sağlam bir ilişki gibi geliyor.

You get a healthy bank account?

Sağlam bir banka hesabı mı?

Click to see more example sentences
healthy sağlık

I think maybe it's because Parker is in England or maybe because Christine is so healthy, but

Bence, belki Parker İngiltere'de olduğu için ya da belki Christine gayet sağlık olduğu için. Ama

Now, I am young, beautiful and healthy.

Şimdi genç, güzel ve sağlık biriyim.

No, no, it's a healthy thing.

Hayır, hayır, bu sağlık için.

Click to see more example sentences
healthy yararlı

Oh, that's very healthy.

Bu çok yararlı, evet.

Robust, strong and healthy

Sağlam, güçIü ve yararlı.

You know, I have three beautiful, healthy, troublemaking kids.

Biliyorsunuz üç güzel, sağlıklı, yaramaz çocuğum var.

Click to see more example sentences
healthy sıhhatli

Healthy healthy, I thank you.

Sağlıklı, sıhhatli, teşekkür ederim.

This isn't healthy, Conrad.

Bu sıhhatli değil, Conrad.

That's a conceit, but it's a healthy one.

Bu kendini beğenmişlik, ama sıhhatli bir tane.

healthy önemli

Most importantly you be healthy and not die.

En önemlisi sağlıklı olmak ve ölmek değil.

Sex is an important and healthy part of life.

Seks hayatın önemli ve sağlıklı bir parçası.

healthy büyük

I mean, you're so big and strong and well, so darn healthy looking.

Yani, o kadar büyük ve güçlü ve şey, o kadar sağlıklı görünüyorsun ki.

And the story of that fish brought him fame, fortune and a healthy ego.

Ve bu hikaye ona şöhret, para ve büyük bir ego kazandırmıştı.