English-Turkish translations for hearsay:

söylenti · dedikodu · rivayet · other translations

hearsay söylenti

Our entire lives are hearsay, Vic.

Bizim bütün hayatımız söylenti Vic.

But that's just hearsay.

Ama sadece bir söylenti.

Hearsay, Your Honor.

Söylenti, Sayın Yargıç.

Click to see more example sentences
hearsay dedikodu

It is not sworn testimony it's convicting people by rumor and hearsay and innuendo.

Bu yeminli ifade değil bu insanları dedikodu, rivayet ve kinaye ile yargılamaktır.

I'm not certain, it's only hearsay.

Emin değilim, sadece bir dedikodu.

That's hearsay, Louis.

Bu dedikodu, Louis.

Click to see more example sentences
hearsay rivayet

It is not sworn testimony it's convicting people by rumor and hearsay and innuendo.

Bu yeminli ifade değil bu insanları dedikodu, rivayet ve kinaye ile yargılamaktır.

No, you have hearsay, and a box of tapes.

Hayır, sende rivayet ve bir kutu kaset var.

But they can't, because it's hearsay.

Ama yapamazlar, çünkü bu bir rivayet.