English-Turkish translations for heavily:

çok · ağır · şiddetle · ağır şekilde · other translations

heavily çok

The mother started drinking very heavily, started taking drugs.

Annesi çok içmeye başladı, sonrada uyuşturucu almaya.

It rained so heavily last night that it drenched all the blankets.

Dün gece o kadar çok yağmur yağdı ki Bütün battaniyeler sırılsıklam olmuş.

Was Mrs. Manion drinking heavily that night?

O gece Bayan Manion çok içmiş miydi?

Click to see more example sentences
heavily ağır

They are heavily armed and well trained, and we're playing in their sandbox.

Düşman ağır silahlı ve iyi eğitimli ve biz onların mekânında oynuyoruz.

There are four men, heavily armed.

Ağır silahlı dört adam vardır.

Their warp core is heavily damaged.

Warp çekirdekleri, ağır şekilde hasarlı.

Click to see more example sentences
heavily şiddetle

It's still raining heavily.

Yağmur hâlâ şiddetli yağıyor.

It's raining so heavily.

Yağmur çok şiddetli yağıyor.

heavily ağır şekilde

Their warp core is heavily damaged.

Warp çekirdekleri, ağır şekilde hasarlı.

This Sanctuary is the most heavily fortified.

Bu Sığınak en ağır şekilde kuvvetlendirilmiş olanı.