English-Turkish translations for height:

boylu · yükseklik · boy · yüksek · tepe., tepe · doruk · other translations

height boylu

Blonde hair, medium height, she's missing and she's my daughter.

Sarışın, orta boylarda, kayıp ve aynı zamanda benim kızım.

Average height, average build, red nose and blue hair.

Orta boylu, normal yapılı, kırmızı burun ve mavi saçı var.

White, dark hair. Average height.

Beyaz, ortalama boyda, siyah saçlı.

Click to see more example sentences
height yükseklik

I'm not very good with heights and speed.

Yükseklik ve hız konusunda çok iyi değilim.

And the height doesn't bother you?

Yükseklik seni rahatsız etmiyor mu?

Does the height bother you?

Yükseklik seni rahatsız eder mi?

Click to see more example sentences
height boy

Same height, same weight, same body type.

Aynı boy, aynı kilo, aynı vücut tipi.

It's not about height or something else.

Konu boy ya da başka bir şey değil.

If it's a difference of height, it's very good.

Eğer bir fark, boy farkı ise çok iyi.

Click to see more example sentences
height yüksek

This may surprise you, but I am tragically, deathly afraid of heights.

Bu seni şaşırtabilir ama ben çok feci şekilde yüksekten korkarım.

You know, I'm not crazy about heights.

Biliyor musun Ben yüksekten pek hoşlanmam.

But I'm afraid of heights.

Ama yüksekten korkarım ben.

Click to see more example sentences
height tepe., tepe

Two months ago Bill had an accident outside the gates of Fairfax Heights.

Bill, iki ay önce, Fairfax Tepeleri kapısının dışında bir kaza geçirmiş.

Red Line service to Friendship Heights, Adams Morgan, Dupont Circle

Kırmızı Hat, Friendship Tepeleri, Adams Morgan, Dupont Circle

Hollywood and Hollenbeck Heights in North Hollywood.

Hollywood ve Hollenbeck Tepeleri, Kuzey Hollywood.

Click to see more example sentences
height doruk

Overture, curtains, lights This is it, we'I hit the heights

Uvertür, perdeler, ışıklar İşte bu, ereceğiz doruğa