English-Turkish translations for held:

tutmak · düzenlemek · other translations

held tutmak

But that's changed now, I guess, because he does know where she's being held.

Ama bu durum artık değişti, çünkü sanırım şu anda nerede tutulduğunu biliyor.

And then Dr. Campbell came in and held my hand.

Daha sonra doktor Campbell içeri geldi ve elimi tuttu.

A stranger held me.

Bir yabancı beni tuttu.

Click to see more example sentences
held düzenlemek

The FBI held a press conference today.

FBI bugün bir basın toplantısı düzenledi.

He opened his shirt and held you ran itself.

O gömleğini açtı ve kendini koştu düzenledi.

Lord Whent held a great tourney at Harrenhal.

Lord Whent, Harrenhal'da büyük bir turnuva düzenliyordu.

Click to see more example sentences