English-Turkish translations for help:

yardım · yardım etmek · yardımcı · yardımcı olmak · işçiler · imdat · kurtarmak · yararı olmak · destek · elinde olmak · çare · çözüm · hizmetçi · yürütmek · other translations

help yardım

There is so much that I can do to help you, and there's much that you can do to help us.

Sana yardım edebileceğim bir çok şey var, ve senin de bize yardım edebileceğin bir çok şey var.

Now, you you help me find him I'll give you what you've always wanted.

Şimdi sen onu bulmama yardım et ben de sana her zaman istediğin şeyi vereyim.

I want to help you, but you need to help me help you.

Ama sana yardım etmem için senin de bana etmen lazım.

Click to see more example sentences
help yardım etmek

There is so much that I can do to help you, and there's much that you can do to help us.

Sana yardım edebileceğim bir çok şey var, ve senin de bize yardım edebileceğin bir çok şey var.

Please don't help me.

Lütfen. Bana yardım etme.

Of course, I can't help you.

Tabii ki ben sana yardım edemem.

Click to see more example sentences
help yardımcı

I just wanted to make her happy and help her on her way.

Ben sadece onu mutlu etmek ve ona yardımcı olmak istemiştim.

Hard to find good help these days.

Bu günlerde iyi yardımcı bulmak zor.

That doesn't help either.

Bu da pek yardımcı olmuyor.

Click to see more example sentences
help yardımcı olmak

I just wanted to make her happy and help her on her way.

Ben sadece onu mutlu etmek ve ona yardımcı olmak istemiştim.

Now, come on, Smith, please, I'm trying to help you, help me.

Haydi, ama Smith. Lütfen, sana yardım etmeye çalışıyorum. Bana yardımcı ol.

God, I don't believe in you, but help me.

Tanrım, sana inanmıyorum, ama bana yardımcı ol!

Click to see more example sentences
help işçiler

There's very little for you to do, but I do need your help.

Senin için yapacak çok az var, ama sana ihtiyacım var.

Well, that's why I wanted you to help me.

İşte bu yüzden bana yardım etmeni istedim.

I know I'm doing a terrible job, but you're not helping me.

Berbat bir yaptığımı biliyorum ama bana hiç yardımcı olmuyorsun.

Click to see more example sentences
help imdat

Please! Please! Somebody, please help me!

Lütfen biri yardım etsin, imdat!

Help Yeah, yeah, yeah.

İmdat Evet, Evet, Evet.

Yes, somebody help, help!

Evet. İmdat yardım edin.

Click to see more example sentences
help kurtarmak

I called you here because I need your help to save his life.

Seni buraya çağırdım çünkü bir hayat kurtarmak için sana ihtiyacım var.

Help her, please!

Kurtarın onu, lütfen!

He helped defeat the real monster and saved this girl.

Gerçek canavarı yenmemize yardım etti ve bu kızı kurtardı.

Click to see more example sentences
help yararı olmak

Well, then maybe this will help.

O zaman belki bunun yararı olur.

My mom was married six times; Didn't help her.

Benim annem altı kere evlendi, ona bir yararı olmadı.

Perhaps it will help.

Belki bir yararı olur.

Click to see more example sentences
help destek

He really deserves all your help and support.

Gerçekten, tüm yardım ve desteği hak ediyor.

Hello, Comfort Support Line, can I help you?

Alo, Yardım Destek Hattı, yardımcı olabilir miyim?

Hello, Comfort Support Line, how can I help you?

Alo, Yardım Destek Hattı, nasıl yardımcı olabilirim?

Click to see more example sentences
help elinde olmak

I have something that might help.

Elimde yardımcı olabilecek bir şey var.

How much is the governor really gonna help, eli?

Vali gerçekte ne kadar yardımcı olacak, Eli?

Okay, maybe this will help imagine you're holding a pen.

Tamam, belki bunun yardımı olur. Elinde bir kalem olduğunu düşün.

Click to see more example sentences
help çare

Listen, I'm just a desperate woman looking for help.

Bak, ben yardım arayan çaresiz bir kadınım sadece.

But it won't help you, poor desperate woman.

Bunun sana yardımı olmaz, zavallı çaresiz kadın.

More like a desperate cry for help.

Daha çok çaresiz bir yardım çağrısıydı.

Click to see more example sentences
help çözüm

Well, the best way to thank me is to help us solve the case.

Bana teşekkür etmenin en iyi yolu bu davayı çözmeye yardım etmek.

Okay, then help me solve a problem.

Tamam, bana bir problemi çözmeye yardım et.

It could help, but it's not definitive repair.

Yardımı olabilir ama kesin bir çözüm değil.

Click to see more example sentences
help hizmetçi

Hurry up and get a maid to help with the packing.

Acele et, toparlanmaya yardım için de bir hizmetçi çağır.

And you, maidservants Go and help him.

Ve siz hizmetçiler de ona yardım edin.

help yürütmek

So you can either spank me, walk out or help me.

Ya beni patakla, yürü git ya da bana yardım et.

Well, walking helps.

Yürümek iyi gelir.