English-Turkish translations for helpless:

çaresiz · aciz · savunmasız · güçsüz · umutsuz · zayıf · other translations

helpless çaresiz

let them be helpless like children, because weakness is a great thing, and strength is nothing.

İzin ver çocuklar gibi çaresiz olsunlar, çünkü güçsüzlük muhteşem bir şeydir ve güç, hiçbir şey.

Because I think you feel helpless and alone.

Çünkü sanırım kendini çaresiz ve yalnız hissediyorsun.

Alone and helpless.

Yalnız ve çaresiz.

Click to see more example sentences
helpless aciz

Paloma, you're a very intelligent girl but you can be intelligent and helpless.

Paloma sen çok akıllı bir kızsın ama hem akıllı hem aciz olunabilir.

I've never seen you looking so helpless.

Seni hiç bu kadar aciz görmemiştim.

What kind of Knight beats a helpless girl?

Nasıl bir şövalye, aciz bir kızı döver?

Click to see more example sentences
helpless savunmasız

She is blind and tiny and helpless and fragile.

O kör, küçük, savunmasız ve narin bir kız.

And this young, helpless, vulnerable rock is Private.

Ve bu genç, çaresiz, savunmasız taş ta Private.

He's so little and helpless.

O daha küçük ve savunmasız.

Click to see more example sentences
helpless güçsüz

let them be helpless like children, because weakness is a great thing, and strength is nothing.

İzin ver çocuklar gibi çaresiz olsunlar, çünkü güçsüzlük muhteşem bir şeydir ve güç, hiçbir şey.

Bree Van de Kamp found herself helpless in the face of a powerful man.

Bree Van de Kamp güçlü bir adam karşısında kendini çaresiz buldu.

Helpless, impotent and weak.

Güçsüz, aciz ve zayıf.

Click to see more example sentences
helpless umutsuz

You really are helpless, Freddy.

Sen gerçekten umutsuz vakasın, Freddy.

Being helpless? Being mortal?

Umutsuz olmak, ölümlü olmak.

Hopelessly helpless, but let me finish.

Umutsuz aciz. Bitirmeme izin ver.

Click to see more example sentences
helpless zayıf

He was just a helpless and weak creature

O yalnızca, zayıf ve çaresiz bir insandı

Weak and helpless.

Zayıf ve aciz!

I'm afraid, I'm weak and helpless.

Korkuyorum, zayıf ve yardıma muhtacım.

Click to see more example sentences