English-Turkish translations for herb:

bitki · ot · şifalı · şifalı bitki · baharat · other translations

herb bitki

Certain natural herbs And roots and other elements Are just harmful to vampires.

Bazı doğal bitkiler, kökler ve diğer maddeler vampirler için zararlıdır.

They just gave me eye drops and Chinese herbs.

Sadece göz damlası ve Çin bitkileri verdiler.

It's a green ointment of these herbs and vinegar, and a vigorous regime of leeching.

Bu bitkiler ve sirkeden yapılan yeşil merhem ve güçlü bir sülük tedavisi.

Click to see more example sentences
herb ot

There's some traditional Chinese herbs in there.

İçinde bazı geleneksel Çin şifalı otları var.

I went to a Chinese doctor, he gave me some herbs to boil.

Çinli bir doktora gittim, o da bana kaynat diye birkaç ot verdi.

It's an old Chinese herb.

Eski bir Çin şifalı otu.

Click to see more example sentences
herb şifalı

There's some traditional Chinese herbs in there.

İçinde bazı geleneksel Çin şifalı otları var.

No, it's, uh it's an herb.

Hayır, bu Bu bir şifalı bitki.

Clarke took an herb once, and he had heart palpitations and diarrhea.

Clarke bir keresinde şifalı bir bitki yedi, o da çarpıntı yaptı ve ishal oldu.

Click to see more example sentences
herb şifalı bitki

No, it's, uh it's an herb.

Hayır, bu Bu bir şifalı bitki.

Yes, and many other herbs and vitamins.

Diğer birçok şifalı bitki ve vitaminler de var.

Clarke took an herb once, and he had heart palpitations and diarrhea.

Clarke bir keresinde şifalı bir bitki yedi, o da çarpıntı yaptı ve ishal oldu.

Click to see more example sentences
herb baharat

This is quite a collection of herbs and spices.

Bu çok iyi bir bitki ve baharat koleksiyonu.

Herbs, spices, and teas.

Bitki, baharat ve çay.

Just like the sign says, herbs, spices and teas.

Tabelada yazdığı gibi: Bitki, baharat ve çay.

Click to see more example sentences