English-Turkish translations for here:

bura, buradan, burada, burda, buraya · işte · burası · şimdi · ev · şu anda · bu dünyada · bu noktada · ortalıkta · konut · other translations

here bura, buradan, burada, burda, buraya

Yeah, I know there's a job for me back home, but, uh, things are going very well here.

Evet, biliyorum evde benim için bir var ama burada işler çok iyi gidiyor.

But now you're here.

Ama şimdi sen buradasın.

Okay, okay, come here.

Tamam, tamam, gel buraya.

Click to see more example sentences
here işte

Yeah, I know there's a job for me back home, but, uh, things are going very well here.

Evet, biliyorum evde benim için bir var ama burada işler çok iyi gidiyor.

What does she mean, "what is she doing here?

Onun burada ne işi var derken ne demek istiyor?

Hey, what are doing here?

Selam, burada ne işin var?

Click to see more example sentences
here burası

I know. It's just so good in here.

Biliyorum ama burası o kadar güzel ki.

Here is better for them.

Burası onlardan daha iyi

Yeah, same here.

Evet burası aynı.

Click to see more example sentences
here şimdi

Here and now, you and me, all right?

Burada ve şimdi sen ve ben tamam mı?

Now you're here and he doesn't even know it.

Şimdi buradasın ve o bunu bilmiyor bile.

Now bring him over here.

Şimdi onu buraya getir.

Click to see more example sentences
here ev

Yeah, I know there's a job for me back home, but, uh, things are going very well here.

Evet, biliyorum evde benim için bir var ama burada işler çok iyi gidiyor.

He's home. He's here.

O evde. o burada.

Dearly beloved, we are gathered here today to join this man and this woman in holy matrimony.

Sevgili misafirler bugün burada bu adam ve kadını kutsal evlilik bağıyla birleştirmek için toplandık.

Click to see more example sentences
here şu anda

No, he's not here right now.

Hayır, o şu anda burada değil.

There's nothing we can do here right now.

Şu anda burada yapabileceğimiz hiçbir şey yok.

Are these people here right now?

O insanlar şu anda burada mı?

Click to see more example sentences
here bu dünyada

You ready to leave this world, right here, right now?

Bu dünyayı terk etmeye hazır mısın, burada, şimdi?

A better world, that's why we're here.

Daha iyi bir dünya. Bu yüzden buradayız.

It's why i'm here, it's why the world thinks i'm a criminal.

Bu yüzden buradayım bu yüzden dünya bir suçlu olduğumu düşünüyor.

Click to see more example sentences
here bu noktada

I've done everything to reach this point and now that I'm here,

Bu noktaya ulaşmak için her şeyi yaptım ve şimdi buradayım.

Nothing is alive in here, so, logically, this is the weakest spot in the Dalek's internal security.

Burada canlı hiçbir şey yok, bu da demek oluyor ki, Dalek'in güvenliğinin en zayıf noktası burası.

From here bang, bang bang, bang, bang.

Bu noktadan bam, bam bam, bam, bam.

Click to see more example sentences
here ortalıkta

You stay here and clean up.

Burada kal ve ortalığı temizle.

That boy He's always running around here.

Bu çocuk her zaman ortalıkta dolaşır.

If Master Joe was here, we wouldn't have been that messy.

Joe Usta, burada olsaydı ortalık bu kadar dağınık olmazdı.

Click to see more example sentences
here konut

Residential Air here, start patrolling the area.

Burada Konut Hava, bölgede devriye gezmeye başlıyorum