English-Turkish translations for hereditary:

kalıtsal · kalıtımsal · ırsi · other translations

hereditary kalıtsal

Well, for instance, there's a hereditary blood disease.

Evet, mesela, kalıtsal bir kan hastalığı var.

So, it's a hereditary disorder.

Yani, bu bir kalıtsal bozukluk.

Primary bone cancer isn't hereditary.

Birincil kemik kanseri kalıtsal değildir.

Click to see more example sentences
hereditary kalıtımsal

Do you have any hereditary disease in your family?

Ailende herhangi bir kalıtımsal hastalık var mı?

This patient also has a hereditary disease.

Bu hastanın da kalıtımsal bir rahatsızlığı var.

It's a hereditary condition.

Bu kalıtımsal bir durum.

Click to see more example sentences
hereditary ırsi

Advanced aging disease is hereditary. The baby's too big!

Erken yaşlanma hastaığı ırsi. bebek çok büyük!

You have hereditary CAA, don't you, Mr. Watt?

Bay Watt sizde ırsi bunama var, değil mi?

Charlie suffered from a hereditary genetic disorder called hypophosphatemia.

Charlie'nin hipofosfatemia denen genetik ırsi bir bozukluğu vardı.

Click to see more example sentences