English-Turkish translations for hesitant:

tereddütlü · tereddüt eden · kararsız · belirsiz · duraksayarak., duraksayan, duraksayarak · other translations

hesitant tereddütlü

Let's find each other tonight everything will be all right don't hesitate now

Hadi bu gece birbirimizi bulalım herşey yolunda olacak tereddüt etme şimdi

Now remember, you gotta be calm confident and you never hesitate.

Sakin ol, kendinden emin ol ve asla tereddüt etme.

And I will not hesitate to call him.

Ve onu aramak için hiç tereddüt etmem.

Click to see more example sentences
hesitant tereddüt eden

How much longer will I hesitate?

Daha ne kadar tereddüt edeceğim?

On your deathbed you'll still hesitate!

Ölüm döseginde bile hala tereddüt edeceksin!

Leo, he who hesitates is poor.

Leo, tereddüt eden fakir kalır.

Click to see more example sentences
hesitant kararsız

She hesitated between Clara, Amanda or Yseult.

Clara, Amanda ve Yseult arasında kararsız kaldı.

hesitant belirsiz

Even a stigmata of hesitation In the stroke.

Darbede belli belirsiz bir tereddüt izi bile var.

hesitant duraksayarak., duraksayan, duraksayarak

The man only hesitated a moment.

Adam sadece bir an için duraksadı.