English-Turkish translations for hidden:

gizlenmiş, gizli · saklı · kapalı · other translations

hidden gizlenmiş, gizli

Six months after it came out, he was killed by a bomb hidden in a video camera.

Dışarı çıktı Altı ay sonra, o bir video kamera gizli bir bomba tarafından öldürüldü.

Hard to keep a place like this hidden forever.

Sonsuza kadar gizli bu gibi bir yerde tutmak için zor.

Their dress must have a secret, hidden beauty.

Onların elbiselerinin gizli, saklı bir güzelliği olmalı.

Click to see more example sentences
hidden saklı

Why, it's probably hidden right outside here somewhere, right?

Muhtemelen buralarda bir yerlerde saklıdır, değil mi?

A secret message hidden behind the words.

Sözcüklerin arkasına saklanmış gizli bir mesaj.

Hidden away inside a computer exists another world.

Bir bilgisayarın içinde saklı başka bir dünya var.

Click to see more example sentences
hidden kapalı

They got a hidden room under this closed ride.

Bu kapalı yolun altında saklı bir oda var.

The Islamic explorer Ibn Battuta journeyed with a group of orphans that were being taken to a remote shido hidden among snowcapped mountains.

İslami gezgin İbn Battuta karlarla kaplı dağların arasında gizli ücra bir sığınağa götürülen bir grup kimsesizle seyahat etmişti.