English-Turkish translations for home:

evdeki, evde, eve, ev · ocak · yerleştirmek · evde yapılan · derin · yuva · kendi evinde · eve doğru · ana · eve ait · aile ocağı · memleket · ülkesinde · huzurevi · bomba · içişleri · kale · başlangıç · amatör · bakımevi · yerel · hedefe, hedef · yurt · eve ilişkin · sığınak · yetimhane · other translations

home evdeki, evde, eve, ev

Yeah, I know there's a job for me back home, but, uh, things are going very well here.

Evet, biliyorum evde benim için bir var ama burada işler çok iyi gidiyor.

Okay, let's go home.

Tamam, hadi eve gidelim.

Okay, it's not safe to go home so late, so I'll leave in the morning

Tamam, bu kadar geç bir saatte eve gitmek güvenli değil, o yüzden sabah gideceğim.

Click to see more example sentences
home ocak

Because I look at you, and I think you were a child once, with a mother and a father and a home.

Çünkü sana bir bakıyorum da, ve bir zamanlar senin de annesi ve babası ve bir evi olan bir çocuk olduğunu düşünüyorum.

No, it's just getting late and I should be getting home, so

Hayır, biraz geç oldu ve eve gitsem iyi olacak, o yüzden

And so he went to bring her home.

ve bu yüzden onu eve getirmek için gitti.

Click to see more example sentences
home yerleştirmek

Oh, I'd love to but Jack and I have to go home for dinner.

Çok isterdim ancak Jack ve ben akşam yemeği için eve gitmeliyiz.

He went home for lunch today.

Bugün öğle yemeği için eve gitti.

Go home for lunch.

Yemek için eve git.

Click to see more example sentences
home evde yapılan

I didn't do anything, I just want to go home.

Ben bir şey yapmadım. Sadece evime gitmek istiyorum.

Jack, do me a favor, go home and get some sleep.

Jack, bana bir iyilik yap, evine git ve biraz uyu.

What are you doing home so early?

Bu kadar erken evde ne yapıyorsun?

Click to see more example sentences
home derin

Go home." What does it mean?

Eve git" derken ne demek istiyor?

Lucas, did you come here to welcome me home Or to pick a fight with sean?

Lucas, buraya, bana, eve hoşgeldin, demek için mi yoksa Sean ile dövüşmek için mi geldin?

You said "home.

Ev mi dedin sen?

Click to see more example sentences
home yuva

This is a happy home.

Bu mutlu bir yuva.

Is that a home?

Bu bir yuva mi?

Not a home, but still a beautiful hotel.

Bir yuva değil, ama yine de güzel bir otel.

Click to see more example sentences
home kendi evinde

I'm just feeling really sick, and I think I should go home, okay?

Ben sadece kendimi hasta hissediyorum, ve eve gitsem iyi olur, tamam mı?

She didn't say anything she went home and killed herself.

Hiçbir şey söylemedi. Eve gitti ve kendini öldürdü.

Go home and look to yourself!

Eve dön ve kendini toparla.

Click to see more example sentences
home eve doğru

Well, then, go on home and do it right!

O zaman eve git ve doğru bir şekilde yap!

Come home right after school.

Okuldan sonra doğru eve dön.

Come straight home after work.

İşten sonra doğruca eve gel.

Click to see more example sentences
home ana

Yes, but he's not home right now.

Evet ama şu an evde değil.

But he's not home right now.

Ama evde değildir şu an.

Well I'm home now

Ben şu an evdeyim.

Click to see more example sentences
home eve ait

You have a home, a whole life, something of your own.

Bir evin, bir hayatın var. Kendine ait bir şeylerin var.

And, you, get that kid home where he belongs.

Ve sen de, o çocuğu ait olduğu eve götür.

Amy, I'm taking you home where you belong.

Amy, seni ait olduğun yere, evine götürüyorum.

Click to see more example sentences
home aile ocağı

He just took us home once... .and then lost his house and family.

O sadece bir kere bizi evine götürdü sonra da evini ve ailesini kaybetti.

His parents took him home.

Ailesi onu eve götürdü.

They entered my home and attacked my family.

Onlar benim ev girdi ve ailem saldırdı.

Click to see more example sentences
home memleket

Yeah, home of my favorite Muppet and, second favorite meatball.

En sevdiğim kukla ile en sevdiğim ikinci köftenin memleketi.

Home of Thomas Moore and van morrison.

Thomas Moore ve Van Morrison'un memleketi.

Paul Hill. Gerry Conlon from home. Right.

Paul Hill, Gerry Conlon, Memleketten, Tamam,

Click to see more example sentences
home ülkesinde

But I just ended up fighting in a war that I still don't understand and came home to a country where nothing had changed.

Ama ben sadece bir savaşta mücadele sona erdi Ben hala anlamıyorum ve bir ülke için eve geldi hiçbir şey değişmişti nerede.

This country is our home.

Bu ülke bizim yuvamız.

In this country a man's home is his castle.

Bu ülkede, bir insanın evi, onun şatosudur.

Click to see more example sentences
home huzurevi

Broad Hill Nursing Home, thanks for coming.

Broad Hill Huzurevi, geldiğiniz için teşekkürler.

Nothing unusual about the nursing home.

Huzurevi hakkında sıra dışı bir şey yok.

I found a nursing home.

Ben bir huzurevi buldum.

Click to see more example sentences
home bomba

Sir, his name's mahmoud, he's got bombs and he's coming home for his birthday.

Efendim, adamın adı Mahmoud, bombaları var ve doğum günü partisi için eve geliyor.

Actually, no "B"through" S" bombs, no bombs, and no bringing home college girls, Berlusconi.

Aslında B'den S'ye bombalar yok, bomba yok, ve üniversiteli kızları eve getirmek de yok, Berlusconi.

Senor barton, a dissident put a bomb in my home just a month ago.

Senor Barton, bir muhalif evime bomba koydu, daha bir ay önce.

Click to see more example sentences
home içişleri

As home secretary, I have considerable influence over the police.

İçişleri bakanı olarak, polis üzerinde hatırı sayılır bir etkim var.

Harry, no news from the Home Secretary and Khordad's website's still blank.

Harry, İçişleri Bakanı'ndan bir haber yok ve Khordad'ın web sitesi hala boş.

'The Home Secretary Felix Durrell, 'perhaps Charles Flyte's closest friend'

İçişleri Bakanı Felix Durrell için Charles Flyte'ın en yakın arkadaşı denilebilir

Click to see more example sentences
home kale

Castle Black is my home now.

Benim evim artık Kara Kale.

This castle's like her home.

Bu kale onun evi gibi.

An Englishmars home is not just his castle. It is a sacred place!

Bir ingilizin evi onun sadece kalesi değil, onun kutsal mekanıdır!

Click to see more example sentences
home başlangıç

Are you starting a new home or just making a new start?

Yeni bir ev mi kuruyorsunuz? Yeni bir başlangıç yapıyorsunuz?

This is a wonderful starter home.

Bu başlangıç için muhteşem bir ev.

For starters to go home.

Başlangıç olarak Eve dönmek.

home amatör

It's like a home movie.

Amatör bir film gibi.

A very personal home video.

Çok kişisel amatör bir video.

And now, America's Stupidest Home Videos.

Şimdi "Amerikanın En Aptal Amatör Videoları

home bakımevi

There was a robbery last week a nursing home.

Geçen hafta bir soygun oldu. Bir bakımevi.

Kindly remember, sir, this is a place of entertainment not a bar or rest home for inebriates!

Hatırlatırım efendim, burası bir gösteri merkezi bar değil ya da ayyaşlar için bakımevi değil!

Dr. Ganguly, Milan Damji, Ekbalpur Nursing Home.

Dr. Ganguly, Milan Damji, Ekbalpur Bakımevi.

home yerel

Local militia protecting their homes, huh?

Evlerini koruyan yerel milisler, ha?

Kamajors. Local militia protecting their homes, huh?

Kamajor"lar, evlerini koruyan yerel milisler, ha?

home hedefe, hedef

Potentially violent criminals are targeting the homes of Chatswin High students.

Potansiyel şiddet suçluları Chatswin Lisesi öğrencilerinin evlerini hedef alıyor.

Homing sensor sends a signal gun finds it,locks on,circuit's complete,the target's found.

Yön belirleme alıcısı sinyal gönderiyor, silah hedefi bulup kilitleniyor, devre tamamlanıyor. Heder bulundu.

home yurt

Find them a new home.

Onlara yeni bir yurt bul.

Central's not my home.

Yurt benim evim değil.

home eve ilişkin

There's no home safe enough, no relationship secure enough.

Yeterince güvenli bir ev yok, güvenli bir ilişki yok.

home sığınak

We're bringing it home to Moonhaven.

Onu ay sığınağına biz getireceğiz.

home yetimhane

'For these children, home is the Ljubica lvezic Orphanage

'Bu çocuklar için ev, Ljubica Lvezic yetimhanesi