English-Turkish translations for honest:

dürüst · gerçek, gerçekten · doğrusu, doğru · namuslu · sahiden · içten · güvenilir · onurlu · samimi · saf · açık sözlü · doğru sözlü · other translations

honest dürüst

Johnny, I have to ask you a question and it's very important that you be honest, okay?

Johnny, sana bir soru sormak zorundayım. ve bu çok önemli, o yüzden dürüst olmanı istiyorum, tamam mı?

And thank you for being honest.

Ve dürüst olduğun için teşekkürler.

But we were in a new place, a more honest place.

Ama artık yeni bir yerdeydik, daha dürüst bir yerde.

Click to see more example sentences
honest gerçek, gerçekten

That's a really good question, Duncan, one that deserves an honest answer.

Gerçekten iyi bir soru bu Duncan. Ve dürüst bir cevabı hak ediyor.

Dusty, can I be honest with you? I think you're a really nice guy.

Dusty sana karşı dürüst olabilir miyim, bence gerçekten iyi bir adamsın,

I believe you, Allison, but, honestly, it does not matter.

Sana inanıyorum Allison, ama gerçekten hiç önemi yok. Önemli.

Click to see more example sentences
honest doğrusu, doğru

Then ask yourself and tell me honestly are you the right man for me?

O halde kendine sor ve dürüstçe söyle Benim için doğru adam sen misin?

Honest and true.

Dürüst ve doğru.

Honestly, I don't think it's a good idea.

Doğrusu, bunun iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum.

Click to see more example sentences
honest namuslu

There is nothing left for an honest man in this country.

İşte bu ülkede namuslu bir adam için hiçbir şey kalmadı.

Me, an honest man. A poor family man a sick, old man

Namuslu bir adam, fakir bir aile babası zavallı yaşlı bir adam..

France will be a more honest place without him.

Fransa onsuz daha namuslu bir yer olacak.

Click to see more example sentences
honest sahiden

We had a cow as white as milk. Honestly, we did!

Elimizde süt kadar beyaz bir inek vardı sahiden vardı.

No, it's no problem, honestly.

Hayır, sorun olmaz, sahiden.

I'm fine, honestly.

Ben iyiyim, sahiden.

Click to see more example sentences
honest içten

I told them that you were a good person reliable, smart, honest.

Onlara senin iyi bir insan olduğunu söyledim. Güvenilir, zeki, içten.

There's something there that's really pure, sincere and honest.

Gerçekten saf, içten ve dürüst bir şey var Rush'ta.

It's the perfect place to have a sincere, honest, heartfelt conversation.

Orası samimi, dürüst ve içten bir konuşma yapmak için harika bir yer.

Click to see more example sentences
honest güvenilir

I told them that you were a good person reliable, smart, honest.

Onlara senin iyi bir insan olduğunu söyledim. Güvenilir, zeki, içten.

To be direct and honest is not safe.

Doğru sözlü ve dürüst olmak güvenli değil.

You got an honest face.

Güvenilir bir yüzün var.

Click to see more example sentences
honest onurlu

A simple man, honest and decent?

Basit bir adam, onurlu ve nazik?

What an honest person, good.

Ne onurlu bir kişi, güzel.

Well, I'll be honest, that's a little insulting, man.

Dürüst olacağım, bu biraz onur kırıcı dostum.

Click to see more example sentences
honest samimi

It's the perfect place to have a sincere, honest, heartfelt conversation.

Orası samimi, dürüst ve içten bir konuşma yapmak için harika bir yer.

I mean, at least then it would be heartfelt and honest.

Yani en azından o zaman samimi ve içten olur.

It's an honest question, Mona.

Samimi bir soruydu, Mona.

Click to see more example sentences
honest saf

I want to give you something pure and something honest.

Sana tamamen saf ve temiz bir şey vermek istiyorum.

There's something there that's really pure, sincere and honest.

Gerçekten saf, içten ve dürüst bir şey var Rush'ta.

Honest, brave and naive.

Dürüst cesur ve saf.

Click to see more example sentences
honest açık sözlü

He's so open. And honest.

Açık sözlü ve dürüst.

Thank you for being honest and forthright with me.

Bana karşı dürüst ve açık sözlü olduğun için sağ ol.

honest doğru sözlü

To be direct and honest is not safe.

Doğru sözlü ve dürüst olmak güvenli değil.

My own dear, sweet, honest, truthful whore Giorgi.

Benim sevgili, tatlı, dürüst, doğru sözlü fahişe Yorgi'm.