horses'

Please forgive me, but it may be a better horse than your own.

Lütfen beni bağışlayın, ama bu sizinkinden daha iyi bir at olabilir.

My name is Dr. King Schultz, this is my valet Django, and these are our horses Tony and Fritz.

Benim adım Dr. King Schultz, bu da valem Django. bunlar da atlarım Tony ve Fritz.

I was about to give somebody a good bath because he was a white horse once upon a time.

Ben vermek oldu Biri iyi bir banyo o beyaz bir at olduğu için bir zamanlar.

In five minutes, he's got a horse following him around like a dog.

Beş dakika içinde, onu köpeği gibi takip eden bir atı oluyor.

Yes, but it's still a picture of a horse, isn't it?

Evet, ama yine de bir atın resmi, öyle değil mi?

Look, this is my horse and this is my father.

Bak, bu benim atım. Bu da benim babam. Öyle mi?

Even if that's true, I'm sure it wasn't her first horse.

Bu doğru olsa bile, onun ilk atı olduğundan emin değilim.

Horses were good enough for my father and his father before him, and they were always good enough for me.

Atlar babam için ve onun babası için yeterince iyiydi, ve benim içinde daima yeterince iyi oldular.

Ladies and gentlemen, it's a horse race.

Bayanlar ve baylar bu bir at yarışı.

I want a horse, food, and water. Enough for a week for me and this female.

Bu kadınla bana bir hafta yetecek kadar yemek ve su, bir de at istiyorum.