English-Turkish translations for hour:

saat, saatlik · zaman · vakit · mesai · other translations

hour saat, saatlik

And then, you know, maybe a couple days later, week later, hour later, whatever it was.

Ve sonra, bilirsin bi kaç gün belki hafta, ya da saat sonra, her neyse..

Listen, give me half an hour.

Bana bir buçuk saat ver.

It's five, six hours.

Beş ya da altı saat.

Click to see more example sentences
hour zaman

Like a real big sister, and it's only an hour away, so daddy can come visit whenever he wants to.

Gerçek bir abla gibi. Ve sadece bir saat uzaklıkta, yani babacık istediği zaman gelip ziyaret edebilir.

Outside, there was no time, no hours, just alive or not alive or bird.

Dışarıda ne zaman vardı, ne de saat. Ölü ya da diri. Ya da kuş.

When was he here? About an hour ago.

Ne zaman buradaydı? yaklaşık bir saat önce.

Click to see more example sentences
hour vakit

We still have three hours.

Hala üç saat vaktimiz var.

We have less than an hour.

Bir saatten az vaktimiz var.

We have half an hour to sleep.

Uyumak için yarım saat vaktimiz var.

Click to see more example sentences
hour mesai

Anyway, this isn't my normal office hours.

Her neyse, bu benim mesai saatim değil.

Yeah normal hours

Evet. Normal mesai.

Half an hour's overtime and a taxi.

Yarım saat fazla mesai ve taksi parası.

Click to see more example sentences