English-Turkish translations for huge:

büyük · çok büyük · kocaman · devasa · dev · muazzam · dev gibi · iri · inanılmaz · çok iri · koskoca · other translations

huge büyük

I have a huge problem, and I need you and that camera of yours for one last job.

Büyük bir problemim var ve sana ve kamerana son bir için ihtiyacım var.

Don and I had a huge fight last night.

Dün gece Don'la büyük bir kavga ettik.

Then, we had this huge fight about Chuck.

Sonra, Chuck hakkında büyük bir kavga yaptık.

Click to see more example sentences
huge çok büyük

Look, honey, I was really drunk and made a huge mistake last night.

Bak tatlım, dün gece çok sarhoştum ve büyük bir hata yaptım.

Look, I made a huge mistake.

Bak, çok büyük bir hata yaptım.

Oh. We have a huge problem.

Çok büyük bir sorunumuz var.

Click to see more example sentences
huge kocaman

Well, thank you, but I promise you, it's not going to be huge because nothing is going to happen.

Peki, teşekkür ederim, ama size söz veriyorum, bu kocaman bir şey olmayacak çünkü bir şey olmayacak.

This is a huge list.

Bu koca bir liste.

And this guy is huge, all right?

Ve bu eleman kocamandı, değil mi?

Click to see more example sentences
huge devasa

I think there is a huge light, and then,

Bence orada devasa bir ışık var, ve sonra,

Because this story is huge.

Çünkü bu hikaye devasa.

Look what he caught, a huge thing.

Bak ne yakaladı! Devasa bir şey!

Click to see more example sentences
huge dev

It's a huge difference between being number one and being number two.

Bir numara olmakla iki numara olmak arasında dev bir fark vardır.

There's a huge bed upstairs.

Yukarıda dev gibi bir yatak var.

So, ladies and gentlemen, a huge round of applause for the great sage, Mr. Anand Dev!

Evet bayanlar baylar, büyük bilge Bay Anand Dev için koca bir alkış istiyorum!

Click to see more example sentences
huge muazzam

It's a huge problem.

Muazzam bir sorun bu.

It's a huge party.

Muazzam bir parti.

Your wedding will be huge.

Senin düğünün muazzam olacak.

Click to see more example sentences
huge dev gibi

There's a huge bed upstairs.

Yukarıda dev gibi bir yatak var.

This is a huge house.

Burası dev gibi bir ev.

Well, he's a huge, giant, fat man.

İyi de o kocaman, dev gibi şişman biri.

Click to see more example sentences
huge iri

But not too huge.

Ama çok iri değil.

So now we got a huge guy theory and a serial crusher theory.

Şimdi elimizde hem bir iri adam. .hem de bir seri katil teorisi var.

You know, huge, big guy.

Büyük, iri bir adam.

Click to see more example sentences
huge inanılmaz

Trust me, I'm doing you a huge favor.

İnanın bana, size büyük bir iyilik yapıyorum

Believe it or not, Betty and Veronica had a huge influence on me.

İnan ya da inanma, Betty ve Veronica'nın üzerimde büyük etkisi var.

Spencer, I just started, and he gave me a huge cash advance.

Spencer, daha yeni başladım ve bana inanılmaz avans para verdi.

Click to see more example sentences
huge çok iri

But not too huge.

Ama çok iri değil.

Lisa, no, no listen this bear is still huge!

Lisa, hayır, dinle.. Çok iri bir ayıydı!

She was huge!

O çok iriydi!

Click to see more example sentences
huge koskoca

Let's go, Max, you have a huge, huge day tomorrow.

Hadi gidelim, Max, yarın önünde, koskoca bir gün var.