humbled

Tomorrow you will be a poor Japanese worker, with humble Japanese wife.

Yarın fakir bir Japon işçi olacaksın ve sıradan bir karın olacak.

I hope your majesty will accept this humble gift for the new year.

Umarım, Majesteleri, yeni yıl için bu mütevazı hediyemi kabul eder.

Very sorry about my friend, please accept my most humble apologies.

Arkadaşım için çok üzgünüm, lütfen naçizane özürlerimi kabul edin.

This morning Dennis Doyle was a humble shop worker from North London!

Bu sabah Dennis Doyle, Kuzey Londra'dan alçakgönüllü bir mağaza çalışanıydı!

Thank you for coming to this humble place.

Bu mütevazı yere geldiğiniz için teşekkür ederim.

Yes, Doctor, I know, but this is a very humble gift.

Evet, Doktor Bey, biliyorum, ama çok mütevazı bir hediye.

And so I thank you, humbly, for these tickets, my young brother, my young king.

Bu yüzden, bu biletler için sana teşekkür etmek istiyorum, benim genç kardeşim, benim genç kralım.

I am just a humble public servant.

Ben sadece sıradan bir kamu görevlisiyim.

I don't know Maybe I'm just a humble dictator here.

Bilmiyorum, belki de ben burada basit bir diktatörüm.

Isn't this place too humble for you?

Burası senin için çok kalitesiz değil mi?