English-Turkish translations for idea:

fikir · düşünce · düş · anlayış · plan · habersiz · akıl · görüş · inanç · kavram · tahmin · öneri · other translations

idea fikir

She thought it was a stupid idea the first time and even more stupid the second time.

Başta aptal bir fikir olduğunu düşünmüştüm sonra daha da aptal bir fikir olduğunu düşündüm.

Yeah, maybe it wasn't such a good idea after all.

Evet. Belki bunca şeyden sonra iyi bir fikir değildi

But that just gave me a great idea.

Ama bu bana harika bir fikir verdi.

Click to see more example sentences
idea düşünce

But for me, she's not a woman, she's an idea.

Ama benim için o bir kadın değil, bir düşünce.

Was this a good idea?

İyi bir düşünce miydi?

What a ridiculous idea!

Ne saçma bir düşünce!

Click to see more example sentences
idea düş

You actually thought this was a good idea?

Gerçekten bunun iyi bir fikir olduğunu mu düşündün?

And who thought that was a good idea?

Bunun iyi bir fikir olduğunu kim düşünmüş?

He thought it was a good idea.

Bunun iyi bir fikir olduğunu düşündü.

Click to see more example sentences
idea anlayış

No, you don't, because you don't understand how bad this idea is.

Hayır, istemiyorsun çünkü bunun ne kadar kötü bir fikir olduğunu anlamıyorsun.

I had no idea, understand?

Hiçbir fikrim yok, anladın mı?

It's fun." That's your idea of fun, huh?

Eğlenceli mi? Senin eğlence anlayışın bu mu?

Click to see more example sentences
idea plan

You got any ideas for a Plan C?

C planı için bir fikrin var mı?

Every day, a new bright idea, a new plan.

Her gün, yeni bir fikir ve yeni bir plan bulurdu.

Did you really think that ill-conceived plan was a good idea?

Gerçekten bu iyi planlanmamış planın iyi bir fikir olduğunu mu düşündün?

Click to see more example sentences
idea habersiz

Yeah, but the bad news is, I have no idea what he was doing here.

Evet, ama kötü haber burada ne işi olduğu hakkında hiç bir fikrim yok.

No idea, but the good news is, we've got a secret weapon.

Hiç bilmiyorum. Ama iyi haber şu ki gizli bir silahımız var.

Do you have any idea how ridiculous that sounds?

Kulağa ne kadar saçma geliyor haberin var mı?

Click to see more example sentences
idea akıl

I don't think that's a smart idea.

Bu akıllıca bir fikir değil bence.

It's actually a smart idea.

Aslında akıllıca bir fikir.

Joey, this is a smart idea.

Joey, bu akıllıca bir fikir.

Click to see more example sentences
idea görüş

A second opinion is a good idea.

İkinci bir görüş iyi bir fikir.

It was his idea, his vision.

Bu onun fikriydi, onun görüşü.

Just some thoughts, just ideas.

Sadece bazı fikirler, görüşler.

idea inanç

I have an idea, Dad, but Colonel O'Neill and Teal'c will have to take a leap of faith.

Bir fikrim var, Baba, ama Albay O'Neill ve Teal'c'in bir inanç adımı atması gerek.

It's an idea, a belief.

Bu bir fikir, bir inanç.

Charles Flyte may be dead, but that idea of faith and hope must endure.

Charles Flyte ölmüş olabilir ama inanç ve umut fikri devam etmelidir.

idea kavram

It's just an idea, Joe.

Bu sadece bir kavram, Joe.

idea tahmin

It's just a guess, but somehow I think she might be a little more amenable to the idea now.

Bu sadece bir tahmin, ama her nasılsa sanırım Bİraz daha yükümlü olabilir bu fikre şimdi.

idea öneri

All valid ideas.

Hepsi geçerli öneri.