English-Turkish translations for if:

წადი შენი · -se · -sa · eğer · birden · ise · acaba · sanki · madem · sözde · keşke · fakat · şüphe · şayet · şart · degilse · mademki · other translations

if წადი შენი

Look, if you do something nice for him, maybe I'll do something nice for you.

Bak, onun için hoş bir şey yaparsan belki ben de senin için yaparım.

I don't know if this is a good idea.

Bence bu pek iyi bir fikir değil.

If you're good to people, people will be good to you.

Insanlar için iyi bir konum, insanlar sizin için iyi olacaktır.

Click to see more example sentences
if -se

Look, if you do something nice for him, maybe I'll do something nice for you.

Bak, onun için hoş bir şey yaparsan belki ben de senin için yaparım.

I don't know if this is a good idea.

Bence bu pek iyi bir fikir değil.

If you're good to people, people will be good to you.

Insanlar için iyi bir konum, insanlar sizin için iyi olacaktır.

Click to see more example sentences
if -sa

Look, if you do something nice for him, maybe I'll do something nice for you.

Bak, onun için hoş bir şey yaparsan belki ben de senin için yaparım.

I don't know if this is a good idea.

Bence bu pek iyi bir fikir değil.

If you're good to people, people will be good to you.

Insanlar için iyi bir konum, insanlar sizin için iyi olacaktır.

Click to see more example sentences
if eğer

If I'd been a better husband, a better father, her mother and her sister might still be alive.

Eğer daha iyi bir koca, daha iyi bir baba olsaydım annesi ve kız kardeşi hâlâ hayatta olabilirdi.

You know, if this doesn't work Yeah?

Biliyor musun, eğer bu işe yaramazsa Evet.

If there was some other way But there isn't.

Eğer başka bir yolu olsaydı ama yok.

Click to see more example sentences
if birden

Look, if you do something nice for him, maybe I'll do something nice for you.

Bak, onun için hoş bir şey yaparsan belki ben de senin için yaparım.

And if you need anything, we're here all night.

Eğer bir ihtiyacınız olursa, biz bütün gece buradayız.

That's a big "if.

Büyük bir "eğer" bu.

Click to see more example sentences
if ise

I don't know, but you know what the best thing to do if you are?

Bilmiyorum ama eğer öyle ise yapılacak en iyi şey ne biliyor musun?

Okay, so if you were with Regina and Randall's at State that leaves Mercedes and Lewis.

Pekâlâ, eğer sen Regina ile isen ve Randall eyalette ise geriye Mercedes ve Lewis kalıyor.

What if that boy was Simon or Thomas?

Ya o çocuk Simon ya da Thomas ise?

Click to see more example sentences
if acaba

I wonder if he had, like, a heart attack and didn't tell us.

Kalp krizi gibi bir şeyi var ve bize söylemedi mi acaba.

I wonder if for you, too, life is made difficult by

Merak ediyorum, acaba hayat senin için de bu kadar zor mu

I wonder if I should say "of course"or" maybe.

Acaba "Tabii ki"mi demeliyim? Ya da" Belki" mi?

Click to see more example sentences
if sanki

As if something had happened to me and not to him.

Sanki ona değil de bana bir şey olmuş gibi

And, if that wasn't miracle enough, this ship is actually a living organism?

Ve sanki bu kadar mucize yetmemiş gibi, bu gemi aslında yaşayan bir organizma mı?

As if she knew anything.

Sanki bir şey biliyordu.

Click to see more example sentences
if madem

If this thing is so good, what do you need me for?

Bu şey bu kadar iyi madem bana neden ihtiyacın var?

If it's so important, why don't you do it?

Madem o kadar önemli, neden sen yapmıyorsun?

Wow. Well, if it's that important.

Peki, madem bu kadar önemli.

Click to see more example sentences
if sözde

If you promise to be good, I'll give you one more chance.

Eğer iyi olacağına söz verirsen sana bir şans daha vereceğim.

That's not a promise. And even if it was, he's dead.

Bu bir söz değil, öyle olsa bile o öldü.

If you just give me a chance, I promise.

Eğer bana bir şans tanırsan, söz veriyorum.

Click to see more example sentences
if keşke

If there were any other way, I

Keşke başka bir yolu olsaydı, ben

God, if it were only that easy.

Tanrım, keşke bu kadar kolay olsaydı.

If it were so simple.

Keşke o kadar basit olsa.

Click to see more example sentences
if fakat

But if that were true, that would be a pretty big deal, right?

Fakat bu doğru olsaydı Oldukça büyük bir olay olurdu, öyle değil mi?

But it's not a job if you don't have a boss.

Bu bir iş. Fakat bir patronun yoksa bu bir sayılmaz.

But if we're

Fakat eğer biz

Click to see more example sentences
if şüphe

If Angela really is your neighbor, which I doubt, then that child was very lucky.

Eğer Angela senin gerçekten komşunsa, ki bundan şüpheliyim, o zaman o çocuk gerçekten çok şanslı.

We'll see if suspect number two leads us to suspect number one.

Bakalım iki numaralı şüpheli bizi bir numaralı şüpheliye götürecek mi.

What if I was a suspect?

Ya ben bir şüpheli olsaydım?

Click to see more example sentences
if şayet

And if that's not enough for you, then I'm not enough for you.

Ve şayet bu senin için yeterli değilse, ben de senin için yeterli değilimdir.

I don't wanna get another phone call like this, because if I do

Bir daha böyle bir telefon istemiyorum. Şayet bir daha olursa

So if she is

Yani şayet o

Click to see more example sentences
if şart

But not if their relationship is healthy.

Ama sağlıklı bir ilişkin varsa bu şart değil.

But what if both partners agreed to the terms beforehand?

Ama ya iki partner de şartları önceden kabul etmişse?

Only if Your Majesty accepts the terms.

Eğer Majesteleri şartları kabul ederse olacak.

Click to see more example sentences
if degilse

If nothing is done, Mathurin will die.

Eğer hiçbirşey tamam degilse Mathurin ölecek.

if mademki

Oh, well then excuse me, I was just wondering if, um,

Oh, mademki özür dilerim, Ben sadece merak ediyorum, eğer.. um,