English-Turkish translations for important:

önemli · gerek · değerli · büyük · mühim · lazım · ciddi · kendini beğenmiş · saygın · etkili · ağır · gururlu · kibirli · other translations

important önemli

Don't worry and keep working. I've come here because I have something important to tell you.

Endişelenme, çalışmaya devam et, buraya geldim; çünkü sana söyleyeceğim önemli bir şey var.

This is really important to you?

Bu senin için gerçekten önemli mi?

Something really important happened here today.

Bugün burada çok önemli bir şey oldu.

Click to see more example sentences
important gerek

Look, you have things to do and they're very important things and I can't tell you not to do them.

Bak, senin yapman gereken şeyler var ve çok önemli şeyler ve ben sana onları yapma diyemem.

There was something I had to tell you, something important.

Söylemem gereken bir şey vardı. Önemli bir şeydi.

Today there's something more important he has to do.

Bugün onun yapması gereken çok daha önemli bir şey var.

Click to see more example sentences
important değerli

Because he's a very important man, and you're not.

Çünkü o çok önemli bir adam, ve Sen değilsin.

This girl is really important to me, man.

Bu kız gerçekten değerli benim için dostum.

Oh, but it wasn't important.

Ama önemli bir şey değildi.

Click to see more example sentences
important büyük

What's this big news that's so important we had to talk about it in person?

Bu kadar önemli olan büyük haber ne? o kişi hakkında konuşmak zorunda mıyız?

And be the greatest, most interesting, Most important person of all times.

Ve tüm zamanların en büyük en ilginç, en önemli kişisi olacak.

I feel like this is my biggest, most important, most precious thing.

Bunun benim en büyük, en önemli, en değerli şeyim olduğunu hissediyorum.

Click to see more example sentences
important mühim

But that's not important right now.

Ama şu an mühim olan o değil.

What could be so important now?

Bu kadar mühim ne olabilir?

Almost as important as me.

Neredeyse benim kadar mühim.

Click to see more example sentences
important lazım

And as my best friend, you should understand how important this is to me.

Ve en iyi dostum olarak bunun benim için ne önemli olduğunu anlıyor olman lazım.

I need to tell you something important.

Sana önemli bir şey söylemem lazım.

I've something more important than that to tell you.

Sana bundan daha önemli bir şey söylemem lazım?

Click to see more example sentences
important ciddi

Look, you may not take this seriously, but this job is important to me.

Bak, sen bunu ciddiye almıyor olabilirsin ama bu benim için önemli.

Oh, Marge, Oscar Madison came to me and told me that politics are serious and important!

Oh, Marge, Oscar Madison bana geldi Ve politikanın ciddi ve önemli bir şey olduğunu söyledi!

But it is serious and important.

Ama ciddi ve önemli bir konu.

Click to see more example sentences
important kendini beğenmiş

Then she unzipped her face and revealed her self-important lizard head.

Sonra o yüzündeki fermuarı açtı ve ortaya kendini beğenmiş kertenkele kafasını çıkardı..

The self-important jerk does not have transverse myelitis.

Kendini beğenmiş hıyar, transvers miyelit hastası değil.

He's a self-important jerk.

O kendini beğenmiş bir hıyar.

Click to see more example sentences
important saygın

Because your respect for me is important to me.

Çünkü bana saygı duyman benim için önemli.

Have respect for yourself, but, more importantly have respect for this department.

Kendine biraz saygı göster, daha önemlisi bu bölüme saygı göster.

More importantly, you don't respect me.

Daha önemlisi, sen de bana saygı duymuyorsun.

Click to see more example sentences
important etkili

But the most important and influential animals had yet to appear.

Ancak en önemlisi ve de en etkili hayvan henüz ortaya çıkmadı.

That's important to an effective commander.

Etkili bir kumandan için bu önemlidir.

And the most important step, step five: the Groucho effect.

En önemli adım ise beşinci adım: Groucho etkisi.

Click to see more example sentences
important ağır

I want to know what's so important about heavy water.

Bu ağır su neden bu kadar önemli, bilmek istiyorum.

It's not important. What is important is the slow blows.

Önemli bir şey değil, önemli olan şey ağır saksodur!

Instead of feeling burdened, do something more simple and important.

Onların ağır yüklerini yükleneceğine, daha basit ve daha önemli bir şey yap.

Click to see more example sentences
important gururlu

There's something more important than Christmas, Son pride.

Noel'den daha önemli bir şey var, evlat. Gurur.

Ahjussi, is money or pride more important to you?

Bayım, para yoksa gurur mu daha önemli?

important kibirli

I guess Daddy's pwide is more important than my health.

Sanırım babacığın kibiri benim sağIığımdan daha önemli.