English-Turkish translations for incoming:

gelen · yeni · başlayan · yeni gelen · other translations

incoming gelen

This voice mail is no longer Hey, I'm looking for Izzie. accepting incoming messages.

Bu sesli posta artık Hey, Izzie'yi arıyorum. Gelen mesajları kabul etmiyor.

Sir, we have more incoming.

Daha da gelen var, efendim.

Second wave incoming.

İkinci dalga geliyor.

Click to see more example sentences
incoming yeni

Quarantine room for incoming animals.

Yeni gelen hayvanlar için karantina odası.

There's a welcome party For incoming post-docs tonight.

Bu akşam yeni gelen post-doc'lar için hoş geldin partisi var.

A new identity, protection, a house, income for life.

Yeni bir kimlik, koruma, ev, ömür boyu gelir

incoming başlayan

'My father's income also started reducing.'

Babamın geliri de azalmaya başlamıştı.

The income redistribution has begun!

Gelirlerin yeniden bölüşümü başladı.

incoming yeni gelen

Quarantine room for incoming animals.

Yeni gelen hayvanlar için karantina odası.

There's a welcome party For incoming post-docs tonight.

Bu akşam yeni gelen post-doc'lar için hoş geldin partisi var.