English-Turkish translations for information:

bilgi · haber, haberler · bilgin · istihbarat · bilgi edinme · iddia · enformasyon · bilgilendirme · danışma, danışma. · malumat · other translations

information bilgi

Do you have any new information for me?

Benim için yeni bir bilgi var mı?

We need more information on this family.

Aile hakkında daha fazla bilgi lazım.

There's no information for it.

Bunun için herhangi bir bilgi yok.

Click to see more example sentences
information haber, haberler

Guys, this is not good information!

Çocuklar, iyi bir haber değil bu.

If you need money, just ask me. And, please, keep me informed.

Paraya ihtiyacın olursa, sadece bana sor. ve lütfen, bana haber ver.

Great, do me a favour! Inform this news.

Harika, bana bir iyilik yap ve bu haberi yay!

Click to see more example sentences
information bilgin

So please, please call me if you have the information, all right?

Bu yüzden bir bilgin varsa lütfen beni ara, tamam mı?

And this information is definitely worth something.

Bu bilginin de kesinlikle bir değeri var.

So, you got information for me?

Benim için bilgin var mı?

Click to see more example sentences
information istihbarat

I've got my information, too.

Benim de elimde istihbarat var.

Ministry of Defense Information, Intelligence and National Security.

Savunma Bakanlığı enformasyon, istihbarat ve ulusal güvenlik.

Did Intelligence give you any information?

İstihbarat herhangi bir haber verdi mi?

Click to see more example sentences
information bilgi edinme

Oh, Sam, this is Information Retrieval, not Information Dispersal. Hey!

Sam, burası Bilgi Edinme Teşkilatı, Bilgi Yayma Teşkilatı değil.

The forensic information system for handwriting.

El yazısı için adli bilgi edinme sistemi.

I'm looking for information on Jake Bohm.

Jake Bohm hakkında bilgi edinmeye çalışıyorum.

Click to see more example sentences
information iddia

I'll bet the information is hidden on here, somehow.

İddiaya varım ki bilgi bir şekilde, burada gizli.

Ricki Tarr claims to have information vital to the safeguarding of the Circus.

Ricki Tarr, Kavşak'ın güvenliği için önemli bilgilere sahip olduğunu iddia ediyor.

The informer claimed the killer was Maurice Faugel.

İhbarcı katilin Maurice Faugel olduğunu iddia ediyordu.

information enformasyon

Ministry of Defense Information, Intelligence and National Security.

Savunma Bakanlığı enformasyon, istihbarat ve ulusal güvenlik.

He's a mid-level scribe for the Ministry of Information.

Enformasyon Bakanlığı için orta düzey bir katip.

Attached to the Mlnistry of National Education, then to Minlstry of Information.

Milli Eğitim Bakanlığı'nda ve daha sonra da Enformasyon Bakanlığı'nda çalıştı.

information bilgilendirme

You, Artie, tension, informed decisions and dead relatives?

Sen, Artie, gerilim, bilgilendirme ve ölmüş akrabalar.

Pete Slocum, Asbestos Information Institute.

Pete Slocam. Asbest bilgilendirme enstitüsü.

information danışma, danışma.

Mr. Kaya Aykur, information desk please.

Bay Kaya Aykur. Lütfen danışmaya müracaat ediniz.

Information? ln Pinecrest, New York, for a Jennie Adamson.

Danışma mı? Pinecrest, New York, Jennie Adamson.

information malumat

Everyjunkie has some information.

Her esrarkeşin bazı malumatları vardır.