English-Turkish translations for instinct:

içgüdüsel, içgüdü · güdü · sezgi · dürtü · his · yetenek · other translations

instinct içgüdüsel, içgüdü

Someone who scared you because you had instincts the instincts of a frightened kid.

Seni korkutan biri çünkü sen de korkmuş bir çocuğun içgüdüleri vardı.

Follow your instincts, believe in yourself like I believe in you.

İçgüdülerini takip et. Sana inandığım gibi sen de kendine inan.

Look, he's smart. He's got great instincts.

Bak, adam akıllı, harika içgüdüleri var.

Click to see more example sentences
instinct güdü

If he wants to live, pure survival instinct.

Yaşamak istiyor. Katıksız hayatta kalma güdüsü.

She's got that killer instinct.

Onda katil güdüsü var.

Your instincts telling you anything?

İç güdülerin bir şey diyor mu?

Click to see more example sentences
instinct sezgi

Human intuition and instinct are not always right. But they do make life interesting.

İnsan sezgisi ve içgüdüsü her zaman doğru değildir ama hayatı ilginç kılar.

But sir, the instincts are very important. Right?

Ama efendim, sezgiler çok önemlidir. Öyle değil mi?

Who knows? He might actually have good instincts.

Kim bilir, belki de gerçekten iyi sezgileri vardır.

Click to see more example sentences
instinct dürtü

That impulse, or instinct, or whatever it is.

O dürtü, içgüdü, ya da her neyse işte.

Just pure impulse and raw instincts.

Sadece Saf dürtüler ve Ham içgüdüler.

instinct his

Instinct and a feeling right here.

İçgüdü ve tam buradaki bir his.

Next time you should trustyour instincts.

Bir dahaki sefere hislerine güvenmelisin.

instinct yetenek

But I have instinctive, natural abilities.

Ama içgüdüsel, doğal yeteneklerim var.