English-Turkish translations for intensive:

yoğun · şiddetli · aşırı · ağırlıklı · other translations

intensive yoğun

It's sad how it takes something so intense to make us stop and smell the coffee, huh?

Bu kadar şey alır ne kadar üzücü Bize durdurmak ve kahve kokusu yapmak için yoğun, değil mi?

It's a very intense experience for me.

Benim için çok yoğun bir deneyim.

I made you a very intense hot chocolate.

Sana çok yoğun bir sıcak çikolata yaptım.

And if the conditions are intense enough, something extraordinary happens.

Ve bu koşullar yeterince yoğun olursa sıra dışı bir şey meydana gelir.

Everything is bigger and more intense in his world.

Onun dünyasında her şey daha büyük, daha yoğun.

But you think it's just a defense mechanism against intensive therapy.

Ama yoğun terapiye karşı bir savunma mekanizması olduğunu düşünüyorsun.

A very intense day.

Çok yoğun bir gün.

Something creates the rich and intense experience of being alive.

Zengin ve yoğun bir tecrübe olan canlı olmayı yaratan bir şey vardır.

You were under intense pressure to convict someone for the Northbrook killings, weren't you?

Northbrook cinayetleri için birisini mahkum etmenize yönelik yoğun bir baskı vardı değil mi?

Guys, look. Donna and I have an intense history together.

Çocuklar, Donna ve benim yoğun bir geçmişimiz var.