English-Turkish translations for interview:

röportaj · görüşme · görüşmek · röportaj yapmak · mülakat · söyleşi · sorgulama · sorgu · other translations

interview röportaj

This interview is very important to me.

Bu röportaj benim için çok önemli.

Already interviewed about half of them, But none of them had a clue what she was up to.

Zaten bunların yarısı hakkında röportaj, ama bunların hiçbiri o kadar ne bir ipucu yoktu.

I've had an idea, John, rather a bold idea for an interview.

Bir fikrim var, John. Daha doğrusu, cüretkar bir röportaj fikri.

Click to see more example sentences
interview görüşme

Well, thanks for the interview and good luck and God bless you.

Görüşme için teşekkürler ve iyi şanslar ve Tanrı sizi korusun.

This interview is just the beginning.

Bu görüşme, yalnızca bir başlangıç.

It's only an interview.

Bu yalnızca bir görüşme.

Click to see more example sentences
interview görüşmek

I need a favor from you, and I normally wouldn't ask this, but I have an interview today,

Bir iyiliğe ihtiyacım var, ve normalde bunu istemezdim ama bugün bir görüşmem var

A very big job interview, actually.

Çok büyük bir görüşmesi aslında.

I have a job interview in one hour.

Bir saat sonra bir görüşmem var.

Click to see more example sentences
interview röportaj yapmak

That's why she wanted to interview me.

Bu yüzden benimle röportaj yapmak istedi.

He wants to interview you.

Seninle röportaj yapmak istiyor.

Apparently, Dave Skylark will be interviewing the dictator of North Korea.

Görünüşe göre, Dave Skylark Kuzey Kore diktatörü ile röportaj yapacak.

Click to see more example sentences
interview mülakat

Ann came in the next day and had a second interview with Chris.

Ann ertesi gün geldi ve Chris ile ikinci bir mülakata girdi.

It was such a horrible interview that day.

Çok kötü bir mülakat geçirdim o gün.

Mother, I'm going to a big interview.

Anne, ben çok önemli bir mülakata gidiyorum.

Click to see more example sentences
interview söyleşi

He wanted to do an interview with Diane Sawyer.

Diane Sawyer ile bir söyleşi yapmak istemiş.

Come on, John, we've done political interviews before.

Haydi ama, John, daha önce de siyasi söyleşiler yaptık.

Mr. Gould, thank you for the interview yesterday.

Dünkü söyleşi için teşekkür ederim Bay Gould.

Click to see more example sentences
interview sorgulama

Is this an interrogation or an interview?

Bu bir sorgulama mı, yoksa röportaj mı?

And then there were lawyers, and investigations and interviews.

Ve sonra avukatlar geldi ve soruşturmalar, sorgulamalar.

How's your interview going?

Senin sorgulama nasıl gidiyor?

interview sorgu

I need an interview room downstairs.

Aşağı katta bir sorgu odasına ihtiyacım var.

Detective, this interview's over.

Dedektif, bu sorgu sona ermiştir.