English-Turkish translations for kill:

öldürmek, ölmek, öldürme, öldürücü · yemek · çıkarmak · yok etmek · kesmek · mahvetmek · av., av · öldürtmek · avlamak · infaz · etkisiz hale getirmek · öIdürmek · other translations

kill öldürmek, ölmek, öldürme, öldürücü

That's why you were there last night and that's why you killed him.

Bu yüzden geçen gece oradaydın ve bu yüzden onu öldürdün.

But someone killed him and

Ama biri onu öldürdü ve

You killed her too, didn't you?

Onu da sen öldürdün, değil mi?

Click to see more example sentences
kill yemek

They came for me, and they killed her instead.

Benim için geldiler ve benim yerime onu öldürdüler.

Eating and drinking and killing.

Yemek ve içmek ve öldürmek.

This food can kill you.

Bu yemek seni öldürür.

Click to see more example sentences
kill çıkarmak

Look, if you get me out of here, I'll kill him for you, all right?

Bak, sen beni buradan çıkar, ben de senin için onu öldüreyim, tamam mı?

Get out or I'll kill you!

Çık git yoksa öldürürüm seni!

Now, this is a beautiful day to hunt and kill something.

Ava çıkıp bir şeyler öldürmek için çok güzel bir gün.

Click to see more example sentences
kill yok etmek

There wasn't enough food and water for both of us So he killed himself.

İkimiz için yeterince su ve yiyecek yoktu ve o intihar etti.

They used me to kill and to destroy and I couldn't stop them.

Beni öldürmek ve yok etmek için kullandılar ve onlara engel olamadım.

You tried to kill me and destroy this entire planet.

Beni öldürmeye ve tüm gezegeni yok etmeye çalıştın.

Click to see more example sentences
kill kesmek

Stop it or I'll kill you.

Kes şunu, yoksa seni öldürürüm.

Shut up! Kill her! Get away from me!

kes sesini! öldür onu! uzak dur benden!

Stop it, I'll kill you.

Kes şunu, Seni öldüreceğim.

Click to see more example sentences
kill mahvetmek

There's a wall, and it's killing me,

Bir duvar var ve bu beni mahvediyor.

And that is killing me.

Bu da beni mahvediyor.

It's killing me, Kevin.

Bu beni mahvediyor, Kevin.

Click to see more example sentences
kill av., av

Now, this is a beautiful day to hunt and kill something.

Ava çıkıp bir şeyler öldürmek için çok güzel bir gün.

Bring and i.. . a hunt and kill.

Getir ve ben.. . Bir av ve öldürmek.

Man was born to hunt and kill.

İnsan, öldürmek ve av için vardı.

Click to see more example sentences
kill öldürtmek

You, you, you do you want to kill yourself?

Sen, sen, sen kendini öldürtmek mi istiyorsun?

That's a good way to get us both killed.

Bu ikimizi de öldürtmek için iyi bir yol.

Who would pay a million dollars to have me killed?

Kim beni öldürtmek için bir milyon dolar verir ki?

Click to see more example sentences
kill avlamak

My God, who is this man who hunts to kill? this mask of death?

Tanrım, kim bu adam öldürmek için avlayan? Kim bu ölüm maskesi?

And hunting and killing, I suppose.

Avlamak ve öldürmekte de sanırım.

Hunt her down and kill her.

Onu avlamak ve onu öldürmek.

Click to see more example sentences
kill infaz

It's a kill mission.

Bu bir infaz görevi.

That's a kill squad.

Bu bir infaz timi.

Revenge, murder, vigilante killings?

İntikam, cinayet, infaz cinayetleri?

kill etkisiz hale getirmek

I want you to incapacitate the creature, not kill it.

O yaratığı, etkisiz hale getirmek istiyorum, öldürmek değil.

kill öIdürmek

Tybalt would kill thee, but thou slewest Tybalt.

TybaIt öIdürmek istiyordu seni, sen onu öIdürdün.