English-Turkish translations for killing:

.öldürme, öldürme, öldürücü · çok · ölüm · cinayet · katil · av · katliam · other translations

killing .öldürme, öldürme, öldürücü

That's why you were there last night and that's why you killed him.

Bu yüzden geçen gece oradaydın ve bu yüzden onu öldürdün.

But someone killed him and

Ama biri onu öldürdü ve

You killed her too, didn't you?

Onu da sen öldürdün, değil mi?

Click to see more example sentences
killing çok

He came back for more money, so you killed him.

Daha fazla para, için çok onu öldürdü O geri geldi.

I already killed that girl

Ben o kızı çoktan öldürdüm.

Yeah, he is really hard to kill.

Evet, onu öldürmek gerçekten çok zor.

Click to see more example sentences
killing ölüm

But I've found a dead man, and I've got the gun that killed him.

Ama ben ölü bir adam buldum ve onu öldüren silah da bende.

There's no point in killing a dead horse.

Ölü bir atı öldürmenin bir manası yok.

You're not some killing machine!

Sen bir ölüm makinesi değilsin!

Click to see more example sentences
killing cinayet

I've never seen a kill like this before.

Daha önce hiç böyle bir cinayet görmemiştim.

Yeah, no more killing, no more blood.

Daha fazla cinayet daha fazla kan yok.

Because last night there was a fourth killing.

Dün gece dördüncü bir cinayet oldu çünkü.

Click to see more example sentences
killing katil

Ten years ago, the serial killer known as Red John killed my wife and daughter.

On yıl önce Red John adıyla bilinen seri katil karımı ve kızımı öldürdü.

Why would an actual murderer wanna kill a community college teacher?

Neden gerçek bir katil bir devlet koleji öğretmenini öldürsün ki?

Yes, because a serial killer kills more than three people.

Evet çünkü bir seri katil üçten fazla kişi öldürür.

Click to see more example sentences
killing av

Now, this is a beautiful day to hunt and kill something.

Ava çıkıp bir şeyler öldürmek için çok güzel bir gün.

Bring and i.. . a hunt and kill.

Getir ve ben.. . Bir av ve öldürmek.

Man was born to hunt and kill.

İnsan, öldürmek ve av için vardı.

Click to see more example sentences
killing katliam

And Bronck makes a killing every planeload.

Bronck her uçak taşımasında bir katliam yapıyordu.

Did Horatio say anything about a mass killing?

Horatio toplu katliam hakkında bir şey söyledi mi?