English-Turkish translations for lady:

bayan · leydi · hanım · kadın · hanımefendi · sevgili · · hatun · teyze · kibar kadın · other translations

lady bayan

There's a world of bad news out there ladies and gentlemen, a world of bad news.

O kadar çok kötü haber var ki, bayanlar baylar, bir dünya dolusu kötü haber.

No, that's not fair, ladies and gentlemen.

Hayır, bu adil değil, baylar ve bayanlar.

That is not funny, young lady.

Hiç komik değil, genç bayan.

Click to see more example sentences
lady leydi

And then one day, you'll be the great lady

Ve sonra birgün harika bir leydi olacaksın.

Good evening, sir, Lady Alice.

İyi aksamlar efendim. Leydi Alice.

The Lady Mary has also written to you, Majesty

Leydi Mary de size mektup yazmış majesteleri.

Click to see more example sentences
lady hanım

Anyway, this is a special day for you, young lady.

Her neyse, bugün senin için özel bir gün, genç hanım.

Hi, good evening, ladies.

Merhaba, iyi akşamlar hanımlar.

Go home, young lady.

Evine git küçük hanım.

Click to see more example sentences
lady kadın

One day, a lady came to me and she said,

Bir gün bir kadın bana geldi ve dedi ki

That lady makes me sick!

Bu kadın beni hasta ediyor!

Maybe that's what that lady should do.

Belki o kadın da öyle yapmalı.

Click to see more example sentences
lady hanımefendi

Because there is always a lady or a man and so

Çünkü daima bir hanımefendi ya da bir adam falan vardır.

I'll dance with you. Like with a real lady.

Dans edeceğim seninle gerçek bir hanımefendi gibi.

Another special lady like yourself.

Senin gibi başka özel bir hanımefendi.

Click to see more example sentences
lady sevgili

Look, Lieutenant, this lady is a very old and dear friend of mine.

Bakın, Komiser, bu bayan çok yaşlı ve benim sevgili dostum.

Good evening, ladies and gentlemen, honorable community officials, dear fellow villagers

İyi akşamlar, bayanlar ve baylar saygıdeğer devlet görevlileri, sevgili köylülerim

Dear guests, ladies and gentlemen!

Sevgili konuklar, bayanlar ve baylar!

Click to see more example sentences
lady

Ladies and gentlemen, distinguished guests, it's a great honor for my wife and I to be here.

Bayanlar ve baylar güzide konuklar burada olmak eşim ve benim için büyük bir onur.

Ladies and gentlemen my wife Rosie and I would like to welcome you this afternoon.

Bayanlar ve baylar eşim Rosie ve ben size hoş geldiniz demek istiyoruz.

I promise to always be a faithful and loving wife and old lady.

Her zaman sadık ve seven bir olacağıma söz veriyorum.

Click to see more example sentences
lady hatun

What a beautiful lady.

Ne güzel bir hatun.

Who is this weird lady?

Bu garip hatun da kim?

That's my old lady, man.

Bu benim eski hatun.

Click to see more example sentences
lady teyze

You're always tired, Julia, like an old lady.

Yaşlı bir teyze gibi her zaman yorgunsun, Julia.

Yeah. I would've punched a white dwarf, too, and a white old lady.

Evet, beyaz bir cüceyi de yumruklardım, beyaz bir teyzeyi de.

That's like a two-hour trip, and you drive like an old lady.

İki saatlik yol ve sen yaşlı bir teyze gibi kullanıyorsun.

Click to see more example sentences
lady kibar kadın

My mom was a real chivalrous lady.

Annem gerçek bir kibar bir kadındı.