laude

You are a successful, lauded, respected cannibal.

Sen başarılı, övülen saygı duyulan bir yamyamsın.

Well, maybe we're not cheering laud enough for Brian.

Pekala, belki de Brian için yeterince tezahürat yapmıyoruz.

Oh, the much-lauded Shoshana Schoenbaum, huh?

Şu öve öve bitiremediğiniz Shoshana Schoenbaum mu?

I'm an internationally lauded poet.

Ben uluslararası ünlü bir şairim.

An editorial lauding our choice of convention city.

Şehir kongre seçimimizle ilgili övgü dolu bir makale.

And I will laud you copiously.

Senden de büyük övgüyle bahsederim.

You graduated magna cum laude, right?

Magna cum laude"'den mezun oldun, değil mi?

Awarded full scholarship, M.l.T. graduated magna cum laude.

Karşılıksız M.I.T. Bursu kazanıp Üstün başarıyla bitirdiniz.

And I'm about to graduate summa cum laude.

Ve ben summa cum laude mezun duyuyorum.

Magna cum laude.

Magna cum laude.