English-Turkish translations for least:

en az · hiç olmazsa · bari · en küçük · en az derece, en az derecede · en az miktar · asgari · en ufak · other translations

least en az

But I won't, because there's at least one person who wants me here and that's good enough for me.

Ama gitmem, çünkü burada beni isteyen en azından bir kişi var ve bu benim için yeterli.

Well, then at least let me help you.

O halde en azından sana yardım edeyim.

At least for a couple days.

En azından bir kaç gün için.

Click to see more example sentences
least hiç olmazsa

This isn't gonna be easy for me, but at least you're being honest.

Bu benim için hiç kolay olmayacak ama en azından dürüst davranıyorsun.

At least give him a chance.

Hiç olmazsa ona bir şans tanı.

Maybe as often as four or five times a day, at least once or twice.

Belki sıklıkla günde dört, beş kez, hiç olmadı bir veya iki kez.

Click to see more example sentences
least bari

At least tell me the kind of work you're doing.

En azından bana ne çeşit bir yaptığını söyle bari.

You must at least believe that?

En azından buna inan bari!

Then at least take this.

Bari en azından şunu al.

Click to see more example sentences
least en küçük

For this small island, at least.

En azından bu küçük ada için.

Yeah, at least a small hand device.

Evet, en azından küçük bir el aygıtı.

Least of your problems now, little girl.

Şimdi en önemsiz sorunun bu, küçük kız.

Click to see more example sentences
least en az derece, en az derecede

That's why for me, at least it would be fairly crucial for me to see him.

Bu yüzden en azından, benim için onu görmek benim için son derece önemli.

At least yours isn't insanely overprotective.

Seninki en azından son derece korumacı.

This is third degree assault, at the very least.

Bu üçüncü dereceden bir saldırı, en az.

least en az miktar

We must localize production, so distribution is simple fast and requires the least amount of energy.

Üretimi yerelleştirmeliyiz, böylece dağıtım basit hızlı olur ve en az miktarda enerji gerektirir.

least asgari

And I want two days at least, minimum.

Ve ben en azından iki gün istiyorum, asgari.

least en ufak

Right now we can at least bask in a little sunshine.

Şu an en azından ufak bir güneş ışığında güneşlenebiliriz.