English-Turkish translations for lecture:

ders · ders vermek · konferans · konferans vermek · azarlamak · azarlama · konuşma · uyarı · other translations

lecture ders

Okay, Charlotte, please don't lecture me about children, okay?

Charlotte, lütfen bana çocuklar hakkında ders verme, tamam mı?

Don't you dare lecture me, Shawn.

Bana ders vermeye kalkma, Shawn.

Don't lecture me, Francisco.

Bana ders verme Francisco.

Click to see more example sentences
lecture ders vermek

And you want to lecture me about responsibility.

Ve bana sorumluluk hakkında ders mi vermek istiyorsunuz?

What, you're gonna lecture me now?

Ne, şimdi de bana ders mi vereceksin?

Don't lecture me on greed, Mr. Compton.

Bana açgözlülük dersi vermeyin, Bay Compton.

Click to see more example sentences
lecture konferans

You've never done a thing for this family and now you lecture to us

Bu aile için hiçbir şey yapmadın ve şimdi bize konferans veriyorsun.

Look, Jimmy, the last thing I need right now is a lecture.

Bak, Jimmy, şu anda en son ihtiyacım olan şey bir konferans.

In fact, she gave an important lecture this very afternoon.

Aslında bu öğleden sonra çok önemli bir konferans vermişti.

Click to see more example sentences
lecture konferans vermek

In fact, she gave an important lecture this very afternoon.

Aslında bu öğleden sonra çok önemli bir konferans vermişti.

Professor Johns gave such a marvelous lecture.

Profesör Johns harika bir konferans verdi.

Mr. Roy and Mr. Shukla, will give a lecture.

Bay Roy ve Bay Shukla, bir konferans verecekler.

Click to see more example sentences
lecture azarlamak

Mrs. Suen lectured me last night.

Bayan Suen dün akşam beni azarladı.

Mr. Neary lectured you?

Bay Neary mi azarladı sizi?

lecture azarlama

You saved me from another lecture.

Beni başka bir azarlamadan kurtardın.

I guess the lecture's over.

Sanırım azarlama bitti. Evet.

lecture konuşma

This lecture is really interesting.

Bu konuşma gerçekten ilginç

I've made too many speeches, too many lectures.

Çok fazla konuşma yaptım, çok fazla uyarıda bulundum.

lecture uyarı

I've made too many speeches, too many lectures.

Çok fazla konuşma yaptım, çok fazla uyarıda bulundum.