English-Turkish translations for left:

solda, sol, soldaki, sola · terk · sol taraf · solak · artık · ayrılma · solcu · sola ait · other translations

left solda, sol, soldaki, sola

Left, right, left. And one, two, three.

Sol, sağ, sol. ve bir, iki, üç.

You check the left side.

Sen sol tarafı kontrol et!

A right and left to the head!

Başa bir sağ ve bir sol.

Click to see more example sentences
left terk

All the work around here, and the kids, and everything and my husband left me a week ago

Buradaki bütün işler, çocuklar, her şey ve kocam beni bir hafta önce terk etti.

He He left me for someone else.

O o beni, başkası için terk etti.

Maybe I left him.

Belki onu terk ettim.

Click to see more example sentences
left sol taraf

There's still some left there.

Sol tarafta hala biraz var.

Check the left side.

Sol tarafı kontrol edin.

Left side clear.

Sol taraf temiz.

Click to see more example sentences
left solak

Sheldon, I know you're a bit of a left-handed monkey wrench, but you really have a mortal enemy?

Sheldon, solak bir İngiliz anahtarı olduğunu biliyorum ama hakikaten bir can düşmanın var?

Marcus' ability is an integral part of him, as is the color of a person's skin or you being left-handed.

Marcus'un yeteneği onun tamamlayıcı bir parçası, bir insanın cildinin rengi gibi ya da senin solak olman gibi.

He's Jing Wuming, left-handed sacred knife; very swift.

O jing wuming, Solak Aziz bıçak; çok çeviktir.

Click to see more example sentences
left artık

He said he didn't know who I was anymore, and then he left and he took everything.

O bilmiyordum dedi Artık kim, ve sonra gitti ve o her şeyi aldı. Bu çok garip.

It's all that's left to me now.

Artık bana kalan tek şey bu.

There's nothing left anymore.

Yapacak hiçbir şey kalmadı artık.

Click to see more example sentences
left ayrılma

She died four years before I left.

Öldü Ben ayrılmadan dört yıl önce.

Six months ago, just before I left.

Altı ay önce, ben ayrılmadan evvel.

Ross said a strange thing, just before I left.

Ben ayrılmadan önce Ross bana çok tuhaf bir şey söyledi.

Click to see more example sentences
left solcu

There are honest people everywhere and left-wing fascists.

Her yerde sağcı ve dürüst insanlar var ve faşist solcular.

Not just left-wingers, Winston, as well you know.

Sadece solcular değil Winston, bunu siz de biliyorsunuz.

Progressive, center-left politics is the future.

Yenilikçi, ılımlı solcu politika geleceğimiz.

Click to see more example sentences
left sola ait

It's also your left index finger.

Ayrıca senin sol işaret parmağına da ait.