English-Turkish translations for leftover:

kalan · artık., artık · artan · artan yemek · artık yemek, yemek artığı · other translations

leftover kalan

I'm making some eggs, bacon, sausage, pancakes, and some leftover pork chops.

Yumurta, beykın, sosis, krep ve dünden kalan biraz pirzola var.

Larry and I were just wondering where the leftover food is.

Larry ve ben arta kalan yemeklerin nerede olduğunu merak ediyorduk.

There's some leftovers in the fridge.

Dolapta dünden kalan bir şeyler var.

Click to see more example sentences
leftover artık., artık

Okay, so that's chicken cutlet, leftover lasagna some scrambled eggs some pudding and and, oh, wait a minute.

Tamam, işte kasap tavuğu, lazanya artığı biraz karışık yumurta biraz puding ve ah bekle bir dakika.

There are some leftovers in here.

Burada biraz yemek artığı var.

He'll have his own leftovers.

Onun kendi artıkları olacak.

Click to see more example sentences
leftover artan

Well, at least this way, you'll have lots of leftovers.

En azından bu şekilde bir sürü artan olacak.

Leftover food and medical supplies.

Arta kalan yemek ve tıbbi malzeme.

Yeah, well, there's leftovers in the fridge.

Evet, tabii. Dolapta biraz artan yemek var.

Click to see more example sentences
leftover artan yemek

Leftover food and medical supplies.

Arta kalan yemek ve tıbbi malzeme.

Me. There'll be leftover Thai and the Blade trilogy.

Arta kalmış Tayvan yemeği ve Blade üçlemesi olacak.

Yeah, well, there's leftovers in the fridge.

Evet, tabii. Dolapta biraz artan yemek var.

Click to see more example sentences
leftover artık yemek, yemek artığı

There are some leftovers in here.

Burada biraz yemek artığı var.

Besides, tonight is our annual leftover dinner.

Ayrıca bu gece bizim yıllık artık yemek günümüz.

It's bad for the planet, but it's great for leftovers.

Gezegenimiz için kötü lakin yemek artıkları için harika.

Click to see more example sentences