English-Turkish translations for liquid:

sıvı · sulu · likit · berrak · ıslak · saydam · akışkan · other translations

liquid sıvı

There's a very strong, very potent solution of liquid morphine and it's a little bottle.

Çok güçlü ve etkili bir sıvı morfin solüsyonu var. Küçük bir şişe, damlalığı var.

Yes, Miss Granger. Liquid luck.

Evet Bayan Granger, sıvı şans.

Fire season, wet suit, liquid soap.

Yangın sezonu, ıslak elbise, sıvı sabun.

Click to see more example sentences
liquid sulu

And where there's liquid water, there could be life.

Ve sıvı suyun olduğu yerde, yaşam olabilir.

A warm climate, lots of liquid water, a beautiful, dense atmosphere.

Sıcak bir iklim bol likit su güzel yoğun bir atmosfer.

so why is liquid water important?

Peki sıvı su neden önemli?

Click to see more example sentences
liquid likit

I'm afraid I know nothing about liquid gas, Dr. Bryce.

Korkarım likit gaz hakkında bir şey bilmiyorum, Dr. Bryce.

A warm climate, lots of liquid water, a beautiful, dense atmosphere.

Sıcak bir iklim bol likit su güzel yoğun bir atmosfer.

I'm not liquid, Liz Lemon.

Likit değilim Liz Lemon.

Click to see more example sentences
liquid berrak

Shines and gleams, Like liquid sunshine.

Parlak ve ışıltılı berrak güneş ışığı gibi.

liquid ıslak

Fire season, wet suit, liquid soap.

Yangın sezonu, ıslak elbise, sıvı sabun.

liquid saydam

Creates a transparent liquid.

Saydam bir sıvı ortaya çıkarırsın.

liquid akışkan

Commonly known as liquid nitrogen, a cryogenic refrigerant.

Sıvı nitrojen olarak bilinir. Dondurucu bir akışkan