English-Turkish translations for loaded:

dolu · yüklü · paralı · zengin · doldurulmuş · hileli · other translations

loaded dolu

Next time, give me a loaded weapon.

Bir dahaki sefere bana dolu bir silah ver.

My gun wasn't even loaded.

Silah dolu bile değildi.

That thing's not loaded, is it? Not yet.

Bu şey dolu değil, değilmi? henüz değil.

Click to see more example sentences
loaded yüklü

All right, come here every morning and take a load

Tamam, her sabah buraya gel ve yükü al.

Missile one is loaded and ready.

Birinci füze yüklendi ve hazır.

Torpedoes armed and loaded, sir.

Torpidolar yüklendi ve hazır efendim.

Click to see more example sentences
loaded paralı

Yeah, but he's loaded.

Evet, ama o paralı biri.

Maybe I should charge you for every load of laundry.

Belki de her çamaşır için senden para almalıyım.

He's loaded, I promise you.

Paralı biri, sana söz veriyorum.

Click to see more example sentences
loaded zengin

So your parents are pretty loaded, right?

Demek ailen çok zengin, öyle mi?

But he's loaded.

Ama çok zengin.

I told you, he's loaded.

Dedim sana adam zengin.

Click to see more example sentences
loaded doldurulmuş

Then load the rum.

O zaman rom doldurun.

Load a vial into each syringe and inject yourselves.

Her bir şırıngayı doldurup kendinize enjekte edin.

Skinner and Chalmers loaded that bus with those kids.

Skinner ve Chalmers otobüsü bu çocuklarla doldurmuş.

Click to see more example sentences
loaded hileli

You gave me loaded dice?

Sen bana hileli zar verdin?

He gave me loaded dice!

O bana hileli zar vermiş!