English-Turkish translations for lonely:

yalnız · tek · ıssız · yapayalnız · kimsesiz · tenha · garip · kasvetli · other translations

lonely yalnız

Mr. Todd, there's a girl who needs my help, such a sad girl and lonely, and beautiful too and

Bay Todd, yardımıma ihtiyacı olan bir kız var. Çok üzgün ve yalnız bir kız, ayrıca çok güzel

I'm a lonely man, Danny.

Ben yalnız bir adamım, Danny.

Maybe but he's so lonely.

Belki ama çok da yalnız.

Click to see more example sentences
lonely tek

Wayne looked so sad and lonely sitting at the bar by himself.

Wayne, barda tek başına oturmuş çok üzgün ve yalnız görünüyordu.

The only thing worse than being lonely, is other people knowing you're lonely.

Yalnız olmaktan kötü olan tek şey diğer insanların yalnız olduğunu bilmesidir.

She's our only child pretty lonely

O bizim tek çocuğumuz. Çok yalnız.

Click to see more example sentences
lonely ıssız

This is a lonely place.

Burası ıssız bir yer.

A bank is a lonely place at this hour.

Bir banka bu saatte ıssız bir yerdir.

It all looks lonely, doesn't it?

Ne kadar ıssız, değil mi?

Click to see more example sentences
lonely yapayalnız

Many times I've felt alone but until this afternoon I'd never felt completely lonely.

Kendimi çok kez yalnız hissetmiştim ama bu öğleden sonraya dek asla tamamen yapayalnız hissetmemiştim.

I'd never felt completely lonely.

asla tamamen yapayalnız hissetmemiştim.

But lonely is so lonely, alone

Ama yalnız, çok yalnız, yapayalnız

Click to see more example sentences
lonely kimsesiz

Every year I'm a new bird and always a lonely bird

Her yıl yeni bir kuş oluyorum. Her zaman Kimsesiz'im ama.

I'm so lonely, and nobody loves me

Öyle yalnızım ki, kimse beni sevmiyor

Now, Tommy lonely, lonely Tommy.

Şimdi, Tommy yalnız, kimsesiz Tommy.

Click to see more example sentences
lonely tenha

Sure, this is a lonely place.

Burası kesinlikle tenha bir yer.

Revenge is a dark and lonely road.

İntikam karanlık ve tenha bir yoldur.

Lonely and lovely.

Tenha ve şirin.

Click to see more example sentences
lonely garip

I was a really lonely, kind of weird child.

Ben çok yalnız ve garip bir çocuktum.

lonely kasvetli

Being invincible is so lonely and so painful

Yenilmez olmak çok kasvetli ve acı verici.