longer

For just a little while longer I'm a normal guy, you're a normal girl.

Az bir süreliğine ben normal bir erkeğim ve sen de normal bir kızsın.

This is no longer a football game, ladies and gentlemen.

Bu artık bir futbol maçı değil, baylar ve bayanlar.

So that means that after seven years this person Is no longer that.

Bu da demektir ki yedi yıl sonra bu kişi artık buradaki değildir.

Your brother came to see me, a month Maybe longer before he died.

Ölmeden bir ay önce, belki de daha önce kardeşin beni görmeye gelmişti.

I've been alive a bit longer than you, and dead a lot longer than that.

Senden biraz daha uzun bir süre yaşadım, ondan çok daha uzun bir süredir de ölüyüm.

Let's keep it that way for just a little while longer.

Kısa bir süre için daha bu şekilde devam edelim.

This was no accident, and you no longer have a safe place.

Bu bir kaza değildi ve artık güvenli bir mekanınız yok.

Good idea, but I'm afraid you're no longer alone.

İyi fikir ama korkarım ki artık yalnız değilsin.

To be alone longer: two months, a year, three years!

Daha da uzun olabilir: İki ay, bir yıl, üç yıl!

There is no longer anything that is impossible for us!

Artık bizim için imkansız diye bir şey yok!