English-Turkish translations for lost:

kayıp · kaybolmuş · gitmiş · kendini kaybetmiş · yitik · other translations

lost kayıp

Two months ago, I lost a child.

İki ay önce, bir çocuk kayıp.

He already lost three times?

Şimdiden üç kez kayıp etti?

And why call it the Lost City?

Ve neden ona "Kayıp Şehir" diyorlar?

Click to see more example sentences
lost kaybolmuş

Well a very close friend of mine is lost,. .and he needs my help.

Tamam çok yakın bir arkadaşım kayboldu,. .ve benim yardımıma ihtiyacı var.

Actually, we're lost.

Aslında biz kaybolduk.

That day one soul was lost, and one boy died.

O gün bir ruh kayboldu, ve bir vücut öldü.

Click to see more example sentences
lost gitmiş

She's gone, and I lost her.

O gitti ve ben onu kaybetti.

Deal went south and I lost all the money, and

Anlaşma ters gitti ve bütün parayı kaybettim, ve

You already lost a hand.

Bir elin gitti zaten.

Click to see more example sentences
lost kendini kaybetmiş

And that's when he lost it.

Ve işte o anda kendini kaybetti.

We've all lost ourselves A little bit here.

Burada hepimiz biraz da olsa kendimizi kaybettik.

Sasa don't hate yourself for anything that I've lost because I loved you.

Sasa kaybettiğim hiçbir şey için kendinden nefret etme, çünkü seni seviyorum.

Click to see more example sentences
lost yitik

It's a lost dream

O yitik bir hayal.

What does Adéle H. say about lost loves?

Peki Adéle H. yitik aşklar hakkında ne diyor?

Poor little lost bitch!

Zavallı küçük yitik kaltak!