English-Turkish translations for love:

sevişmek, sevdiğin, sevmek · aşkım, aşk, aşkın · sevgilim, sevgi · aşık olmak · sevgili · dost · yar · beğenmek · muhabbet · sevda · arzulamak · other translations

love sevişmek, sevdiğin, sevmek

Because your daddy loves me, and I love him, and we both love you, very, very, very much.

Çünkü baban beni seviyor ben de babanı seviyorum ve ikimiz de seni çok ama çok seviyoruz.

Does he love me too

O da beni seviyor mu?

You still love her like that?

Onu hala o kadar seviyor musun?

Click to see more example sentences
love aşkım, aşk, aşkın

It's a love story between a man and a woman and another woman.

Bir erkek ve bir kadın arasındaki aşk hikâyesi. Ve başka bir kadın.

And the love between a man and a woman.

Ve de bir kadın ile bir erkeğin arasındaki aşk

That wasn't love, man.

Bu aşk değil dostum.

Click to see more example sentences
love sevgilim, sevgi

I don't know anything about love.

Sevgi hakkında hiçbir şey bilmiyorum.

What does love look like for you?

Sevgi nasıl bir şey senin için?

I have an awesome daughter and a loving husband.

Harika bir kızım ve sevgi dolu kocam var.

Click to see more example sentences
love aşık olmak

Oh God, now you don't say that you're in love with me.

Aman Tanrım, şimdi de sen bana aşık olduğunu söyleme sakın.

One two three. When I'm in love

Bir iki üç! Aşık olduğum zaman

I thought I was in love once.

Ben bir kez aşık olduğumu sandım.

Click to see more example sentences
love sevgili

Dear Sam, I love you and I can't let you leave me.

Sevgili Sam, seni seviyorum ve beni terk etmene izin veremem.

Dear, Mom and Dad, I realized I'm still in love with Jeff Fisher.

Sevgili anne ve baba, hala Jeff'e aşık olduğumu fark ettim.

Your loving mother abandoned you to die in these woods.

Sevgili annen seni bu ormanda ölüme terk etti.

Click to see more example sentences
love dost

Yeah, but, man, that's why I love you, I love you for that,

Evet ama dostum, seni bu yüzden seviyorum. İşte bu yüzden seviyorum.

That wasn't love, man.

Bu aşk değil dostum.

I have a lovely daughter, friends.

Güzel bir kızım var, dostlarım var.

Click to see more example sentences
love yar

Hey, the Love Rock worked!

Hey, Aşk Kayası işe yaradı!

He is making love birds at a moment, that Akshay Khanna and Kareena Kapoor movie,

O bir an da aşk kuşları yaratıyor, bu Akshay Khanna ve Kareena Kapoor filmi,

I'm a fan of true love, dearie, and, more importantly, what it creates.

Ben bir gerçek aşk tutkunuyum, tatlım daha da önemlisi yarattığı şeyin.

Click to see more example sentences
love beğenmek

Why, i love them, young man.

Ben çok beğendim genç adam.

Yes, I love everything so far.

Evet, şu ana kadar her şeyi beğendim.

Wow, Marissa, that's an amazing skirt and I love your shoes.

Marissa, Bu inanılmaz bir etek ve ayakkabılarını çok beğendim.

Click to see more example sentences
love muhabbet

Chuck, I'd love to chat, but I'm late for something very important.

Chuck, muhabbet etmek isterdim ama çok önemli bir şeye geç kalıyorum.

Blah, blah, what a lovely conversation.

Blah, blah, ne hoş bir muhabbet.

One lovebird and one love-elephant.

Bir muhabbetkuşu ve bir de muhabbet-fili.

love sevda

This crazy love

Bu deli sevda.

love arzulamak

I crave responsibility, respectability and love.

Sorumluluk, saygınlık ve sevgi arzularım.