English-Turkish translations for lovely:

sevecen · güzel · hoş · sevimli · harika · tatlı · sevgili · şirin · uygun · nefis · other translations

lovely sevecen

Because your daddy loves me, and I love him, and we both love you, very, very, very much.

Çünkü baban beni seviyor ben de babanı seviyorum ve ikimiz de seni çok ama çok seviyoruz.

Does he love me too

O da beni seviyor mu?

You still love her like that?

Onu hala o kadar seviyor musun?

Click to see more example sentences
lovely güzel

Huh? Everybody loves a baby That's why I'm in love with you Pretty baby Pretty baby

Herkes sever bir bebeği İşte bu yüzden seviyorum ben seni Güzel bebek Güzel bebek..

Thank you for the lovely dinner and the wine.

Güzel yemek ve şarap için çok teşekkürler.

This is a lovely surprise.

Çok güzel bir sürpriz oldu.

Click to see more example sentences
lovely hoş

She's a good wife and mother and She's a lovely woman.

İyi bir eş, iyi bir anne ve çok hoş bir kadın.

I think that would be lovely.

Bence bu çok hoş olurdu.

How lovely you look today. Thank you, Johnny.

Bugün çok hoş görünüyorsun Teşekkür ederim Johnny.

Click to see more example sentences
lovely sevimli

It's a beautiful name for a lovely girl!

Sevimli bir kız için güzel bir isim.

Come on, a lovely lady like yourself?

Haydi ama senin gibi sevimli bir bayan mı?

He's a lovely, lovely man.

O çok sevimli, sevimli bir kişi.

Click to see more example sentences
lovely harika

I mean, you have a wife, and you love her, and that's so nice.

Senin bir karın var ve onu seviyorsun. Bu harika bir şey.

Yeah, she's a lovely girl.

Evet. Harika bir kız.

Now, isn't that lovely?

Şimdi, bu harika değil mi?

Click to see more example sentences
lovely tatlı

Love, sweet love perhaps it really is the only thing there's just too little of.

Aşk, tatlı aşk gerçekten de dünyada çok az olan belki de tek şeydir.

He's cute, he's awesome, and we just love him so much.

Çok tatlı harika biri ve onu gerçekten çok seviyorum.

Aren't you, my lovely little girl?

Değil mi, benim tatlı kızım?

Click to see more example sentences
lovely sevgili

Dear Sam, I love you and I can't let you leave me.

Sevgili Sam, seni seviyorum ve beni terk etmene izin veremem.

Dear, Mom and Dad, I realized I'm still in love with Jeff Fisher.

Sevgili anne ve baba, hala Jeff'e aşık olduğumu fark ettim.

Your loving mother abandoned you to die in these woods.

Sevgili annen seni bu ormanda ölüme terk etti.

Click to see more example sentences
lovely şirin

But you're disgusting in a cute, harmless way and I guess I love you for that.

Fakat sen, şirin, zararsız bir şekilde iğrençsin. Sanırım ben de sen bunun için seviyorum.

A beautiful and lovely girl.

Çok güzel ve şirin bir kızdı.

Who are these lovely people?

Bu şirin insanlar da kim böyle?

Click to see more example sentences
lovely uygun

That time was not ours, but that doesn't mean it wasn't love

O zaman, uygun zaman değildi ama bu aşk yoktu anlamına gelmez

This rival is not up to the challenge, but now our male may be too late for love.

Bu rakip müsbaka için uygun değil, fakat şimdi bizim erkek de aşk için geç kalmış olabilir.

He has a troubled background and needs love and a stable environment.

Sorunlu bir geçmişi ve sevgiye ihtiyacı var ve uygun bir çevreye.

Click to see more example sentences
lovely nefis

It'll be a lovely evening.

Nefis bir akşam olacak.

And love, that's delicious.

Ve sevgi, nefis bir şey.

With lovely hot chocolate and birthday cake

Nefis sıcak çikolata ve doğum günü pastasıyla

Click to see more example sentences