English-Turkish translations for lower:

aşağıdaki, aşağı · alt · indirmek, inmek · daha aşağı · düşük · düşürmek, düşmek, düşürücü · alçak · batmak · küçük düşürmek · other translations

lower aşağıdaki, aşağı

Lower Manhattan Development Corporation, Julie Powell.

Aşağı Manhattan Kalkınma Şirketi., Julie Powell.

Yes. But a little lower.

Evet, ama biraz daha aşağıya.

Actually, it goes a little lower.

Aslında.. biraz daha aşağı gidiyor.

Click to see more example sentences
lower alt

A straight line. And only move your lower arm.

Düz bir çizgi ve sadece alt kolu hareket ettir.

You check the upper level, I check the lower level.

Sen üst kata bak, ben alt katı kontrol edeceğim.

Abby you're gonna take the lower deck.

Abby sen bir alt güverteye bak.

Click to see more example sentences
lower indirmek, inmek

Get me a telephone and lower it down.

Bana bir telefon bul ve aşağı indir.

Lower that gun.

İndir o silahı.

Tom, you lower him down.

Tom, sen de aşağı indir.

Click to see more example sentences
lower daha aşağı

Yes. But a little lower.

Evet, ama biraz daha aşağıya.

Is there any lower form of life?

Daha aşağı bir yaşam türü var mı?

Jin Ho, just a little lower.

Jin Ho, biraz daha aşağıya.

Click to see more example sentences
lower düşük

Lower tracks have lower expectations, and often worse teachers.

Düşük alanların düşük beklentileri var ve sıklıkla kötü öğretmenleri.

Something with a much lower than that polyester count.

Bu polyester sayısı çok daha düşük olan bir şey.

Mayor Red Thomas' progress platform means more jobs, better education bigger civic improvements and lower taxes.

Belediye Başkanı Thomas'ın gelişim planında daha çok iş, daha iyi eğitim büyük kentsel gelişim ve düşük vergiler yer almakta.

Click to see more example sentences
lower düşürmek, düşmek, düşürücü

Why don't we lower our voices and begin again?

Neden bizim sesleri düşürmek değil ve tekrar başlar?

Increased efficiencies lowering costs

Verimi arttrıp maliyetleri düşürerek.

Increased efficiencies, lowering costs.

Verimliliği artırıp maliyetleri düşürerek.

Click to see more example sentences
lower alçak

Oh, Christ, this is lower, this is even lower.

Aman Tanrım bu alçak, daha da alçak.

But, on other lower islands, there is almost no rain.

Ama diğer alçak adalarda neredeyse hiç yağmur yok

And if then if it's "ding, ding, ding," a lower tone

Ve "ding, ding, ding" gibi alçak sesi bir ton olursa da

Click to see more example sentences
lower batmak

Lower west side lower east side.

Alçak batı yakası alçak doğu yakası.

lower küçük düşürmek

This tiny pill lowers your bad cholesterol.

Bu küçük hap, kötü kolesterolünü düşürüyor.