English-Turkish translations for lunch:

yemek · öğlen, öğle · öğle yemeği yemek, öğle yemeği · hafif yemek · other translations

lunch yemek

And this is breakfast, lunch and dinner.

Ve kahvaltı, öğle ve akşam yemeği.

You know what, this lunch was a bad idea

Biliyor musun, bu yemek işi kötü bir fikirdi.

I came to bring you lunch, that's all.

Sana yemek getirmek için geldim, hepsi bu.

Click to see more example sentences
lunch öğlen, öğle

And this is breakfast, lunch and dinner.

Ve kahvaltı, öğle ve akşam yemeği.

But it's too late for lunch.

Ama öğlen yemeği için geç.

Yeah, you're free for lunch.

Evet, öğle yemeği için özgürsün.

Click to see more example sentences
lunch öğle yemeği yemek, öğle yemeği

And this is breakfast, lunch and dinner.

Ve kahvaltı, öğle ve akşam yemeği.

I thought I'd bring him a special lunch.

Ben de ona özel bir öğle yemeği getireyim dedim.

Are you are you free for lunch?

Öğle Öğle yemeği için boş musunuz?

Click to see more example sentences
lunch hafif yemek

What'd he do, have a light lunch and a spa day?

O ne yaptı, hafif bir öğle yemeği ve spa gün var?