English-Turkish translations for made:

yapılmış, yap · hale · malı · yapılı · yapma · üretilmiş · imal · işi yolunda · other translations

made yapılmış, yap

Yeah, look, I know she made a mistake last year, but she's actually a good person

Evet, bak biliyorum o geçen sene bir hata yaptı Ama gerçekten iyi biridir

That day he made a terrible mistake.

O gün ki, korkunç bir hata yaptı.

It made them into one big, happy family.

Onları büyük ve mutlu bir aile yaptı.

Click to see more example sentences
made hale

He's the one that made you like this Isn't it good for you?

Seni bu hale getiren o senin için iyi değil mi işte?

Who made you this way?

Kim seni bu hale getirdi?

His father made him like that.

Babası onu bu hale getirdi.

Click to see more example sentences
made malı

A Colt revolver made in the USA, designed especially for the Mexican War.

Bir colt tabanca Amerikan malı, özellikle Meksika savaşı için dizayn edildi.

Everything here was made in China, Pam.

Buradaki her şey Çin malı, Pam.

It's not made in China is it? Taiwan.

Bu şey Çin malı falan değil, değil mi?

Click to see more example sentences
made yapılı

But Vlad has found a beam, a circular man-made rock, and the whole cut of the structure is human.

Ama Vlad bir kiriş bulmuş, insan yapımı bir yuvarlak kaya ve tüm yapılar insan yapımıymış.

Besides, the stainless steel construction made the flux dispersal

Ayrıca paslanmaz çelik yapısı sayesinde akı dağılımı

One moderately well-made young woman is very much like another

Orta yapılı genç bir kadın, bir diğerine çok benzer.

Click to see more example sentences
made yapma

Come on, you made a big decision to come here.

Yapma, buraya gelmek için büyük bir karar verdin.

Guillaume, mistakes have been made, I confess, but I'm begging you, don't make another one.

Guillaume, hatalar yapıldı, itiraf ediyorum. ama sana yalvarıyorum, bir tane daha yapma.

But what made you decide to do that?

Ama ne oldu da bunu yapmaya karar verdin?

Click to see more example sentences
made üretilmiş

During Japanese rule, Dr. WOO Jang-chun made seedless watermelon and

Japon egemenliği sırasında, Dr. WOO Jang-chun çekirdeksiz karpuz üreten hani

The drugs were made by a company called Corvadt.

İlaçlar Corvadt adında bir şirket tarafından üretilmiş.

It's a treeless paper made from sugar cane fiber

Şeker kamışının liflerinden üretilen, ağaçsız bir kağıt.

Click to see more example sentences
made imal

The vault is made from madium steel strong enough to withstand a metevec explosion.

Kasa, bir metevek patlamasına dayanacak kadar güçlü madyum çeliğinden imal edilmiştir.

And this baby's made of chocolate lollipops.

Ve bu bebek çikolatalı lolipoplardan imal edildi.

That fabric was made from toilet-clog hair.

Bu kumaş tuvaleti tıkayan saçlardan imal edildi.

made işi yolunda

There's a long road before us and there's still much to do, but we've made a wonderful start.

Önümüzde uzun bir yol var ve hala yapacak çok işimiz var, ama harika bir başlangıç yaptık.