English-Turkish translations for main:

ana · main · asıl · esas · merkez · baş, başlıca · temel · ana boru · deniz · esasen., esasen · şebeke · okyanus · other translations

We also found translations for word main in Turkish.

main ana

Drone one,. .drone two, drone three,. .please report immediately to the main cargo area.

Robot bir,.. robot iki, robot üç,.. lütfen, derhal ana kargo bölümüne rapor verin.

Main engines start in four minutes.

Ana motorlar dört dakika içinde çalışacak.

Where's the main power?

Ana güç merkezi nerede?

Click to see more example sentences
main main

Veuillez garder avec vous vos bagages a main en tout temps pour des raisons de securite

Veuillez garder avec vous vos bagages a main en tout temps pour des raisons de securite

Good night, Mr. Maine.

İyi geceler Bay Maine.

Paradise comes at a price, Mr. Maine.

Cennetin bir bedeli vardır Bay Maine.

Click to see more example sentences
main asıl

Thanks, but I don't think that's the main problem.

Teşekkür ederim, ama sanırım asıl problem bu değil.

This isn't your main job, is it?

Asıl işin bu değil, değil mi?

This is my main man, Jimmy.

Bu da asıl adamım Jimmy.

Click to see more example sentences
main esas

Maybe this will answer our main questions.

Belki bu bizim esas sorumuza cevap olur.

That's my main man, Monroe.

Benim esas adamım, Monroe.

Yeah. Main man.

Evet, esas adam.

Click to see more example sentences
main merkez

Calling at Central Street, Davis Street, Main Street, Rogers Park,

Durakları; Merkez Sokağı, Davis Sokağı, Ana Sokak, Rogers Park,

Where's the main power?

Ana güç merkezi nerede?

This is the city's main pumping station for downtown Manhattan.

Burası Manhattan merkezi için şehrin ana pompa istasyonu.

Click to see more example sentences
main baş, başlıca

Well, the main character Travis is a taxi driver so every night

Şey. Baş kahraman Travis bir taksi şoförüydü bu yüzden her gece

Our main suspect was a man called Lee Ashworth.

Baş şüphelimiz Lee Ashworth denen bir adamdı.

Main investors, simon stagg, michael holt and

Başlıca yatırımcılar Simon Stagg, Michael Holt ve

Click to see more example sentences
main temel

That's my main concern.

Temel endişem bu benim.

That's the main difference.

Aradaki temel fark bu.

His main agenda is making money, not terrorism.

Onun temel amacı para kazanmak, terörizm değil.

Click to see more example sentences
main ana boru

It's standing on water mains and gas pipes.

Ana su boruları ve gaz boruları üzerinde duruyordu.

Main ventilation duct.

Ana havalandırma borusu.

The main gas line ignited.

Ana gaz borusu alev almış.

Click to see more example sentences
main deniz

Your Maine lobster with crab and seafood stuffing.

Maine ıstakozunuz. Yengeç ve deniz mahsulleri ile.

Southwestern Marine,main storage building.

Güneybatılı Denizci, ana depolama binası.

Back from plunderin' the Spanish Main.

İspanyol denizini soyup da geldim.

main esasen., esasen

But mainly for the new baby.

Ama esasen yeni bebek için.

I came here mainly to apologize.

Esasen buraya özür dilemek için geldim.

She died, mainly.

Esasen, O öldü.

main şebeke

Main bus B is closed.

Ana şebeke B kapandı.

Main bus A undervolt down to

Ana güç şebekesi A'da düşük voltaj.

main okyanus

Not just the Spanish Main, love. The entire ocean.

Sadece İspanyol değil, aşkım, tüm okyanusun, tüm dünyanın