English-Turkish translations for majestic:

görkemli · haşmetli · muhteşem · heybetli · şahane · other translations

majestic görkemli

And what a story, what a majestic story.

Ne hikaye ama! Ne görkemli bir hikaye bu!

Like a gentle giant, the most majestic creature on Earth.

Nazik bir dev gibi, dünyanın en görkemli yaratığı.

So majestic and peaceful, this planet.

Ne kadar görkemli ve huzurlu bir gezegen.

Click to see more example sentences
majestic haşmetli

Tall, majestic super models.

Uzun, haşmetli süper modeller.

I'm gonna be "the majestic lion.

Evet, ben Haşmetli Aslan olacağım.

See the pyramids"and" witness something majestic.

Piramitleri görmek ve haşmetli bir şey izlemek.

Click to see more example sentences
majestic muhteşem

The endless black void and the majestic star in the heavens.

Sonsuz bir siyah boşluk ve göklerde muhteşem bir yıldız.

He wore a majestic thong.

Muhteşem bir tanga giymişti.

Brunelleschi was one and he created the most majestic cathedral in Europe.

Brunelleschi bunlardan biriydi ve Avrupa'daki en muhteşem katedrali o yaptı.

Click to see more example sentences
majestic heybetli

They're very majestic, very impressive mountains.

Bunlar çok heybetli, çok etkileyici dağlar.

He's a French guy, he's very majestic.

Adam Fransız, o çok heybetli biri.

Tall and majestic.

Uzun ve heybetli.

Click to see more example sentences
majestic şahane

Ron Mexico"is a majestic name, but what's wrong with" Bobby Cobb"?

Meksikalı Ron şahane bir isim. Ama Bobby Cobb'un nesi var?