English-Turkish translations for major:

binbaşı · büyük · önemli · ana · majör · çoğu · başlı, başlıca · tümgeneral · daha büyük · ağır · esas · anadal · asıl · dal · branş · other translations

major binbaşı

This is Daniel Jackson, Major Carter and Colonel O'Neill.

Bu Daniel Jackson, Binbaşı Carter ve Albay O'Neill.

Comrade Major, what can you tell us about this case?

Yoldaş Binbaşı, bize bu dava hakkında ne söyleyebilirsiniz?

So do I, Major Carter.

Ben de, Binbaşı Carter.

Click to see more example sentences
major büyük

She is very good, but she made one major mistake.

O çok çok iyi. Ama çok büyük bir hata yaptı.

That doesn't sound like a major crime to you?

Bu size büyük suç gibi gelmiyor mu?

You know, it's a major procedure.

Ama biliyorsun bu büyük bir operasyon.

Click to see more example sentences
major önemli

Guys, this is a major moment for her.

Çocuklar, bu onun için önemli bir an.

You know, nothing Nothing major, just

Biliyor musun? hiçbir şey önemli değil

I checked every major city, even web cams in other countries and they all show the exact same thing.

Her önemli şehri kontrol ettim, diğer ülkelerdeki web kameraları bile. .ve hepsi tam da aynı şeyi gösteriyor.

Click to see more example sentences
major ana

Guys, this is a major moment for her.

Çocuklar, bu onun için önemli bir an.

That's a major security breach.

Bu bir ana güvenlik ihlali.

These are this month's major suspects

Bunlar bu ayın ana zanlıları.

Click to see more example sentences
major majör

Major Barbara." Are you excited?

Majör Barbara." Heyecanlı mısın?

Thanksgiving by Major Palmer.

Şükran Günü. Yazan Majör Palmer.

Major League Eating.

Majör Yemek Ligi.

Click to see more example sentences
major çoğu

But for the majority of desert animals this strategy would not be enough for survival.

Ama çöl hayvanlarının çoğu için bu strateji hayatta kalmak için yeterli değildir.

But for the majority there's only one outcome, death.

Ama çoğu için sadece tek bir son var ölüm.

But for the majority, there is only one outcome Death.

Fakat çoğu için sadece tek bir son var ölüm.

Click to see more example sentences
major başlı, başlıca

And that's our first officer, Major Kira, and chief engineer O'Brien.

Ve bu birinci subayımız, Binbaşı Kira, ve baş mühendisimiz O'Brien.

Okay, we're in major trouble.

Peki, başımız büyük belada.

Major terrorist, one civilian that's pretty good.

Terörist başı, bir sivil Bu oldukça iyi.

Click to see more example sentences
major tümgeneral

And Major General George Hammond.

Ve Tümgeneral George Hammond.

Major General Dix, I came to inquire about the details of Kennedy's execution and now he's gone?

Tümgeneral Dix, Ben bilgi almak için geldi ayrıntıları hakkında Kennedy'nin yürütme ve, şimdi, o gitti?

Don't you know Major-General Clive Wynne-Candy?

Tümgeneral Clive Wynne-Candy'yi tanımıyor musunuz?

Click to see more example sentences
major daha büyük

Have you ever won anything major before?

Daha önce hiç büyük ödül kazandınız mı?

I've never had a major surgery before.

Daha önce büyük bir ameliyat geçirmemiştim.

We have received reports that the Espheni are once again preparing a major offensive against Charleston.

Biz rapor aldık Espheni kez daha vardır ki büyük bir saldırı hazırlanıyor Charleston karşı.

Click to see more example sentences
major ağır

It's not a major operation.

Ağır bir operasyon değil.

I know what heavy water is, Major.

Ağır suyun ne olduğunu biliyorum, Binbaşı.

All major cities have been damaged.

Tüm büyük şehirler ağır hasar görmüş.

Click to see more example sentences
major esas

You're a major player.

Sen bir esas oyuncusun.

Look, major, this is primarily a British operation.

Bak binbaşı, bu esas olarak bir İngiliz operasyonu.

That's a major chord,

İşte bu esas akorttur.

major anadal

I double-majored in chemistry and biology.

Kimya ve biyolojide çift anadal yaptım.

Ben went to Berkeley and double-majored in business and botany.

Ben Berkeley'de çift anadal yaptı, işletme ve botanik.

In college, I double-majored in theater and classic languages.

Üniversitede tiyatro ve klasik diller konusunda çift anadal bitirdim.

major asıl

But magic is the real lie, a major load.

Ama asıl yalan büyü, tam bir safsata.

The major sins never change.

Büyük günahlar asla değişmez.

major dal

I majored in law.

Ana dal hukuk okudum.

Devean, what's your major?

Devean, senin dalın ne?

major branş

So, uh is this a major or a hobby?

Peki bu bir branş yoksa hobi mi?

This is a major hobby.

Bu bir branş hobi.